Cadılar Bayramı tüm dünyada 31 Ekim’de kutlanıyor. Yurt dışı seyahatlerinize biraz macera ve adrenalin iyi gelir diyerek birkaç şehir ve bölge önerisinde bulunacağım. Cadılar Bayramı için en iyi yurt dışı destinasyonları, eğlence ile korkuyu bir arada yaşatıyor. Hazırsanız başlıyoruz:

1-Paris

Eyfel Kulesi’nden şehri seyretmek, mis kokulu pastanelerde leziz makaronlardan yemek, Sen Nehri kıyısında yürüyüş yapmak, müze müze gezmek, Şanzelize’de kahve içmek ve tabii ki Notre Dame Kilisesi’nde Esmeralda’yı anmak… Bugüne kadar Paris’e dair tüm duyduklarınızı unutun!

Cadılar Bayramı’nda Paris’in bambaşka bir yüzünü görmeye hazır mısınız? Halloween döneminde Paris’te yapılacakların sınırı yok!

Vampir Müzesi

Dünyanın ilk ve tek Vampir Müzesi’ni ziyaret etmeye ne dersiniz? Araştırmacı ve tarihçi Jacques Sirgent, vampirlerle ilgili topladığı bilgileri ve koleksiyonu paylaşmak için evini bir müzeye çevirmiş. Afişler, filmler, kitaplar, objeler, tablolar… Burada her şey vampirlerin karanlık ve korkunç dünyalarına daha yakından tanıklık edebilmeniz için düzenlenmiş!

Yeraltı Mezarlığı – Paris Katakombu

Buraya kadar her şey bir miktar tahammül edilebilir düzeydeydi ama şimdi soracağım sorudan sonra Halloween kutlamak isteyenler bir kez daha düşünebilir: Cadılar Bayramı’nda 6 milyondan fazla iskeletle buluşmak kulağa nasıl geliyor?

18. ve 19. yüzyılda mezarlıkların dolması ve ölü bedenlerin çürümesi nedeniyle hastalıkların artmasından korkulduğu için yaklaşık 6 milyondan fazla kişinin taşındığı yeraltı mezarlığından bahsediyorum. Özellikle salgın hastalıklardan ölenlerin götürüldüğü bu tünele girebilmek için 20 m aşağı inilmesi gerekiyor. 2 km’ye yakın bir bölgenin ziyarete açık olduğu katakomp, pek çok korku romanı ve filmine de konu oldu.

Disneyland

“Eğlence ve korku bir arada nasıl olur acaba?” diye düşünüyorsanız size önerim Disneyland’i ziyaret etmeniz. Dünyanın en büyük eğlence ve oyun merkezlerinden biri olan Disneyland Paris, Cadılar Bayramı’nda her zamankinden daha keyifli! Kostümlerini giyen çocukların ve yetişkinlerin geçit törenleri, her köşe başını tutmuş dev balkabakları, renkli şekerler, animasyonlar ve gösteriler… Halloween Disneyland’de çok eğlenceli!

2-Transilvanya

Size sadece Kont Drakula desem ürpermeniz için yeterli olur mu? Gotik mimarisi ve yemyeşil ormanları ile ünlü Romanya’da Cadılar Bayramı kutlamaları gerçekten çok korkunç! Drakula efsanesinin vatanı, karanlığın en ürkütücü olduğu yerlerden Transilvanya, Halloween’de en çok tercih edilen rotalardan. Bölge aynı zamanda kurt adamların, vampirlerin ve korkunç yaratıkların da evi olarak anılıyor. Bram Stoker’ın yarattığı Drakula karakterinin esin kaynağı olan Kazıklı Voyvoda’nın burada yaşamış olması işi daha da ilginçleştiriyor.

Drakula’nın evi olarak bilinen Bran Castle’da her yıl Cadılar Bayramı Partisi düzenleniyor. Görünüşü bile korkutucu olan Bran Şatosu’ndan yeteri kadar ürkmemiş olacaklar ki Kanadalı 2 kardeş 2016 yılının Cadılar Bayramı’nda, Bran Şatosu’nda konakladı. Klasik bir at arabası ile şatoya ulaşan kardeşler, Drakula’nın yazarı Bram Stoker’ın yeğeninin torunu Dacre Stoker tarafından karşılandı. Tami Varma ve Robin Varma kardeşler geceyi geçirmeden önce şatoyu gezip, romanda yer alan yemeklerden yediler ve kadife kaplı tabutlarda uyudular. Ne dersiniz, Transilvanya sizce de dev bir korku evi gibi değil mi?

3-Dublin

Korku temalı festivaller, ürkütücü turlar ve müzeler… Halloween Dublin’in her köşesinde kutlanıyor.

Bram Stoker Festivali

Sıra dışı partilerden korku dolu hikayelere, Halloween’e özel filmler ve tiyatrolardan ucube kostümlü karakterlere kadar 4 gün 4 gece süren bir Cadılar Bayramı serüveni bu. Bram Stoker adına düzenlenen festivalde hayatınızda yaşadığınız en unutulmaz Cadılar Bayramı’nı geçirebilirsiniz.

Ulusal Leprikon Müzesi (Leprechaun Museum)

İrlandalıların yüzyıllardır anlattığı efsane Leprikon karakteri, yırtık yeşil kostümlü ve şapkalı cüce cinler aslında. İrlanda folkloru için çok önemli bir öğe olan kızıl sakallı cüce, inanışa göre tüm altınlarını gökkuşağının dibine saklayan bir ayakkabı tamircisi. İnsanlar tarafından yakalandıklarında serbest kalmak için karşısındakine zenginlik ve altın vadeden, gözlerinizi kırpmadan baktığınızda kaçamayan kırptığınız anda ise ortadan kaybolan bu minik yaratıklar filmlere de bolca konu oluyor.

Leprikonları ve İrlanda folklorunu ele alan bu müzede, özel hikaye anlatıcılarından leprikonların bilinmeyen hikayelerini dinleyebilir, 8. yüzyıldan bu yana leprikonların tüm süreçlerine tanık olabilirsiniz.

Farmaphobia Korku Parkı

İrlanda’da hayatınızın en korkunç anlarını yaşamaya ne dersiniz? Farmaphobia Korku Parkı’nda vampir ve zombi avına çıkabilir, oyuncak bebeklerin odasında bolca çığlık atabilir, katil palyaçolardan kaçarken adrenalini zirvede yaşayabilirsiniz.

Hayalet Otobüs Turu (The Ghost Bus Tour)

Dublin’de ürkütücü bir otobüs turuna ne dersiniz? Mezarlıklardan beyaz kadının gizemine, koridorlarında Dr. Clossy’nin ruhunun dolaştığı kolejden gotik kiliselere kadar tam 2 saat süren bir yolculuğa çıkmak için kemerlerinizi bağlayın!

4-Meksika

Meksikalılar ölü akrabaları için özel günler belirleyerek her sene anma töreni düzenliyor. Ülke sınırında yer alan bölgelerin pek çok özelliği de Meksika’yı Cadılar Bayramı için cazibe merkezi haline getiriyor.

Oyuncak Bebek Adası

Chucky’i hepimiz izlemişizdir değil mi? Şimdi bahsedeceğim yer Chucky’lerle dolu ıssız bir ada! Meksika’ya kadar gitmişken görenlerin kanını donduran Isla de Las Munecas’ı görmeden dönmek olmaz. Hikayeye göre Mexico City’nin güneyinde yer alan Oyuncak Bebek Adası’nda 50 yıldır tek başına yaşayan Don Julian Santana, adanın çevresindeki kanalda boğulan küçük bir kızın hayaletinin peşinde olduğunu ve onu rahatsız ettiğini söylüyormuş. Küçük kızın peşini bırakması ve ona karşı dostça yaklaştığını göstermek için adanın çeşitli yerlerine oyunca bebekler asmış.

İronik bir şekilde Don Julian Santana, 2001 yılında küçük kızın boğulduğunu söylediği yerde yeğeni tarafından ölü bulunmuş. Yıllar geçtikçe bu bebekler korku filmi setlerini aratmayacak kadar ürkütücü bir hal almış ve şu anda dünyanın en ilginç turist merkezlerinden biri konumunda.

Cancun – Ölüler Günü Festivali

Meksika’nın 27 km’lik uzun bir sahil şeridine sahip kasabası Cancun’da, Ölüler Günü Festivali de oldukça ürkütücü geçiyor. Birbirinden ilginç makyajlar, rengarenk dekorasyonlar ve kostümlerle değişik görüntülere sahne olan festival, 31 Ekim’den başlayarak 2 Kasım’a kadar sürüyor.

Ölülerin bu tarihlerde ailelerini ziyaret etmeye geldiğine dair bir inanışa sahip olan Latin Amerikalıların onları anmak için düzenlediği Ölüler Günü Festivali’nde evde başlayan hazırlıklar mezarlıkta devam ediyor. Ölünün en çok sevdiği yemekler hazırlanıp, mezarı süsleniyor. Çiçeklerle bırakılıp, müzikler çalınıyor. Anlayacağınız Meksika da Cadılar Bayramı kutlamaları için ideal yerler arasında.

Meksika Sualtı Müzesi (MUSA)

Karayip Denizi’ne uzanan geniş sahilleriyle Meksika’nın en renkli kentlerinden biri olan Cancun, gerçek boyutlu 450 insan figürünün bulunduğu dünyanın en büyük sualtı heykel müzelerinden birine ev sahipliği yapıyor.  Her yıl 1 milyona yakın turistin ziyaret ettiği Meksika Sualtı Müzesi’nde bulunan heykeller, heykeltraş Jason deCaires Taylor’ın eseri…

Denizaltı ile uyumlu özel bir çimentodan yapılan bu heykeller dönem içerisinde mercanların, balıkların ve yosunların evi haline geldiğinden doğal resiflere dönüşebiliyor. Sadece müzeye özel olup bir benzeri daha bulunmayan heykellerin toplam ağırlığı 200 tonu buluyor.

420 metrekarelik bir alanı kapsayan MUSA, dalgıçlar ve şnorkellilerin yanı sıra yüzücülerin de gezebilmesi için 4 ve 8 metre derinliklere yerleştirilen heykelleri ile iki galeriden oluşuyor. Cadılar Bayramı dahil yılın hangi günü giderseniz gidin, hep birazcık ürkütücü bir seyahat deneyimi olacağına şüpheniz olmasın.

5-Prag

Orta Çağ dokusunu hiç kaybetmeyen Prag, görkemli gotik yapıları ve ihtişamlı mimarisiyle Halloween ruhunu iliklerinize kadar hissettirecek.

Kutna Hora – Sedlec İskelet Kilisesi

Kutna Hora kasabasında 40 bin hayaletle buluşmaya ne dersiniz? Çek Cumhuriyeti’nin Bohemia bölgesinde bulunan Kutna Hora kasabası, UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’nde bulunuyor.

1278 yılında Sedlec Manastırı Başrahibi Filistin’e gidiyor, dönüşte Kudüs’ten aldığı toprağı manastırın mezarlığına serpiyor ve bu mezarlık artık kutsal kabul ediliyor. Kutsal olduğu için de herkes buraya gömülmek istiyor. Mezarlıkta gömülü olan kemiklerin çıkartılarak yer açılması fikri ortaya atıldığında ise 40 bin iskelet gün yüzüne çıkmış oluyor.

Mezarlık, 14. yüzyılda çıkan veba salgını ve sonrasındaki iç savaşlar sebebiyle ölen kişiler için küçük gelince kilisenin sahibi Schwarzenberg Dükü iç dekorasyonun tamamen bu kemiklerden oluşmasını istiyor. Böylece yaşarken ölümü hatırlatmayı da amaçlayarak tüm iskeletler, Sedlec Kilisesi’ne (Bone Church) taşınıyor. Tüm dekorasyonların ve süslemelerin insan iskeletlerinden yapıldığı, ziyaretçilerinin Sedlec İskelet Kilisesi ismiyle andığı bir kilise düşünün, tüyler ürpertici değil mi?

Gothic Tyn Katedrali

Prag’da Cadılar Bayramı için gidilen en favori yerler arasında Eski Musevi Mezarlığı bulunuyor. Mezarlığın çevresine çeşitli süslemeler yapılarak daha korkutucu bir atmosfer oluşturuluyor. Halloween’de Prag’ı tercih etme sebeplerinden bir diğeri ise Eski Şehir Meydanı. Burada bulunan Gothic Tyn Katedrali, sadece mimarisiyle bile ürkütebilir.

Cansu Yıldız

Yorumlar