Burada yaşayanlar, “Napoli’yi görmeden ölme!” diyorlar. “Vidi Napoli e dopo muori!”

Napoli, mutlaka görmek istediğim şehirler listemde belki ilk 10 içinde değildi ama biraz fotoğraf çekmek ve bu yazıyı yazmak için geldiğim bu şehri görmüş olmaktan çok mutluyum. Şehir merkezinde gezerken kendimi başka bir ülkede gibi hissetmedim. İnsanları, telaşı ve aslında keşmekeşi oldukça tanıdık, oldukça bizden…

Napoli’de Yapılabilecekler

Önemli birçok yapıt ve şehrin hareketli sokakları, sahil kesiminde yer alan Trieste e Trento Meydanı etrafında toplanmış. Bu bölgede San Carlo Tiyatrosu, Castel Nuovo (Yeni Kale), 19. yüzyıldan kalma bir alışveriş merkezi olan Galleria Umberto I ve mimarisiyle Roma’daki Pantheon’u hatırlatan San Francesco di Paola Kilisesi bu meydanda yer alıyor.

Trieste e Trento Meydanı’nda bulunan çeşme arkanızda kalacak şekilde karşınıza baktığınızda Cesario Console Caddesi’ni göreceksiniz. Cadde boyunca birçok ünlü ve yerel giyim mağazası, kafe ve restoranlar var. Bir de yüzlerce sokak satıcısı… Tezgahlarda çoğunlukla gününe göre şeyler satıyorlar, aynen bizde de olduğu gibi… Mesela bizim gittiğimiz gün hava yağmurluydu, onlar da bu konsepte uygun şekilde şemsiye ve yağmurluk satıyorlardı.

Bu caddeye metro ile gelmek isterseniz Toledo Durağı’nda inmeniz gerekiyor.


Sokak satıcıları

Caddeleri ve sokakları yeterince dolaşıp yapacak başka bir şey kalmadığına ikna olduğunuz anda, atın kendinizi yollara ve Pompeii Antik Şehri ile Amalfi Sahilleri’ni görün. Pompeii’ye 4-5 saat ayırmanız yetecektir ama Amalfi Sahilleri’ne en en az 2 gün ayırmanızı tavsiye ederim.

Napoli’de Ne Yenir? En İyi Pizza Nerede Yenir?

Napoli’yi özel kılan, kendini pizzanın ana vatanı ilan etmiş bir şehir olması. Gerçekten öyle mi bilinmez ama Napoliten Pizza’nın ana vatanı olduğu kesin… O yüzden Napoli’ye gelip de pizza yememek gibi bir şansınız yok…

Bir rivayete göre pizza kelimesi “pita”dan türemiş. Aynı zamanda yuvarlak anlamına da gelen “pita” ise bizim pidemizden geliyor. Yani aslında pizzanın anavatanı Anadolu topraklarındaki etli pideler, lahmacunlar… İtalya’da ise fakirlik zamanında bunu etli yapamadıkları için hamurun üzerine sürdükleri domates ve fesleğen ile yapıyorlar. İşte bu da pizzanın doğuşu oluyor…

Biz güzel bir pizza yemek ümidiyle yorucu bir Pompeii gezisinin ardından rehberimiz İlhan Öztürk’ün peşine takıldık ve düştük sokaklara…

Pizzanızı popüler bir mekanda yemek isterseniz Giuseppe Martucci Caddesi üzerinde yer alan ünlü L’Antic Pizzeria Da Michele’e gidebilirsiniz. Burayı meşhur eden, Eat, Pray and Love filminde Julia Roberts’ın burada pizza yemiş olması. Öğle ve akşam yemeği saatlerinde masa bulabilmek için 30 dakika ila 1 saat arası beklemeniz gerekebilir. Restoranda yalnızca margarita pizza var. Başka bir şey yeme şansınız maalesef yok. Ne kadar cazip olabilir ki?

Eğer “Ben iyi bir pizza yemek istiyorum” derseniz, size daha mütevazı, daha az popüler bir mekân olan Tribunali Caddesi üzerindeki Il Pizzaiolo del Presidente’ye gitmenizi tavsiye ederim. Bize de rehberimiz tavsiye etti ve birlikte burada yedik. Uzun yıllardır ben böyle güzel pizza yememiştim!

Duvarda Bill Clinton ile dükkân sahibinin birlikte çekilmiş fotoğrafları var. Acaba “presidente” ismi buradan mı geliyor, yoksa adı böyle olduğu için mi Bill Clinton geldi bilemedim. Restoran gerçekten İlhan’ın tavsiye ettiği kadar var. Pizzalar öyle böyle değil! Bol yağda kızarmış atıştırmalık bir şeyler de vardı ama onları denemeye yer kalmadı. Restoranın bir diğer cazip noktası (ki benim için yemeklerden de önemli) klimayı sonuna kadar açmış olmaları… Bir daha yolum düşerse, tekrar buraya gelirim.

Bir diğer meşhur pizzacı da yine Tribunali Caddesi üzerinde yer alan Sorbillo. Sorbillo’nun bu cadde üzerinde iki restoranı var. Biri tıklım tıklım ve kapıda sürekli sıra var. Diğeri ise daha tenha. Hatta tenha iyimser kalır, bomboş… Aslında lezzet ve servis aynı olmasına rağmen müşteriler, eski Sorbillo’yu daha çok sevdikleri için yenisine ayak basmıyorlar.


Amalfi Sahilleri

Zamanı Yenen Şehir: Pompeii

Napoli’den çok kısa bir sürede ulaşabileceğiniz Pompeii Antik Kenti, günlük yaşam alışkanlıklarımızda iki bin yılda aslında pek de bir değişiklik olmadığını tokat gibi yüzünüze vuracak!

Milattan sonra 79 senesinde patlayan Vezüv Yanardağı’nın eteklerine gömülen Pompeii, 18. yüzyıl başına kadar toprak altında kendini korumayı başarmış. 1748 senesinde yeniden keşfedilen şehrin büyük bir kısmı yer yüzüne çıkarılmış durumda. 2070 senesi civarlarında yeniden patlayacağı hesaplanan Vezüv Yanardağı’nın yıkıcı etkisinden korumak için Pompeii’nin yaklaşık yüzde 40’ı toprak altında saklanıyor ve patlamadan sonra gün yüzüne çıkartılması planlanıyor.

İki bin sene öncesinden kalan fırın, restoran ve dükkanların bulunduğu caddeler, gece yolu kolay bulabilmek için ay ışığında parlayan beyaz taşlarla döşeli kaldırımlar, çok iyi planlanmış, alttan ısıtmalı hamamlar, tuvaletlerinden foseptik çukurlarına bağlanan künklerle oluşturulmuş basit kanalizasyon yapısı, dükkan duvarlarındaki o dönemde yapılacak bir siyasi seçimle ilgili yazılmış propoganda yazıları… O günün yaşamına ait neredeyse her şey günümüze kadar olduğu gibi taşınmış…

Pompeii’ye geldiğinizde yanardağ patlamasında çeşitli sebeplerle ölen ve üzerlerine yağan kül ile doğal bir şekilde mumyalanan daha doğrusu taşlaşan insanları da görme şansınız olacak. Küller insanların bedenlerini öyle bir sarmış ki, o gün ayaklarında olan sandaleti bile görme şansınız var.

Yolunuz buralara düşerse mutlaka bir rehber eşliğinde gezip tüm detayları öğrenmelisiniz. Pompeii’deki detaylar ve görecekleriniz oldukça şaşırtıcı. Ve dediğim gibi en az 4-5 saatinizi buraya ayırın.

Napoli’ye Nasıl Gidilir?

Napoli rehberle gezilmesi gereken şehirlerden. Her köşesinde, önünden farkında olmadan geçip gitmek istemeyeceğiniz detaylar saklı. Napoli’ye gelmek için kullanabileceğiniz yöntemlerden bazıları:

Tur: Etstur’un Napoli – Roma ve Büyük İtalya turları ile rehber eşliğinde Napoli ve yukarıda bahsettiğim bölgeleri zahmetsizce gezip deneyimleyebilirsiniz.

Uçak: İstanbul’dan Napoli’ye uçakla gitmek için her gün bolca seçenek var. Türk Hava Yolları’nın direkt veya Alitalia, Air France ve Luftansa’nın aktarmalı uçuşları ile gelebilirsiniz.

Gemi Turu: Cruise gemileri de Napoli’yi görmek için tercih edebileceğiniz ulaşım alternatiflerinden bir tanesi. Çıkış noktası İstanbul olan gemilerle Napoli’nin de dahil olduğu pek çok Avrupa şehrini gezebilirsiniz.

Mert Doğru
17 Temmuz 2014 – İstanbul

napoli-turlari-825x220

Yorumlar