Fas gizemli atmosferi, renkli sokakları ve büyüleyici tarihiyle ziyaretçilerini daha ilk adımda etkisine alan bir ülke. Labirenti andıran dar sokaklı şehirleri, baharat kokularının yayıldığı çarşıları, uçsuz bucaksız çöl manzaraları ve Arap-Berberi kültürünün sıcaklığı…
Tarihî ve kültürel zenginlikleriyle mutlaka görülmesi gereken ülkelerden olan Fas’a gitmek için daha birçok nedenin var. Hem otantik hem modern ögelerle karşılaşabileceğin Fas’ı gezi rotana aldıysan ve nereleri görmen gerektiğini bilmiyorsan doğru yerdesin! Hazırsan seyahatinde sana ışık tutacak Fas gezi rehberi başlıyor!
Marakeş

“Kızıl Şehir” olarak bilinen Marakeş, Fas’ın en güzel şehirlerinden biri ve dolayısıyla turistler tarafından sıklıkla ziyaret ediliyor. Burası Eski Şehir olarak da bilinen, Medine ve Yeni Şehir olarak anılan Gueliz olmak üzere iki ana bölümden oluşuyor. Marakeş’te hatta Fas’ta gezilip görülebilecek birçok yer Medine’de toplanmış diyebiliriz.
Marakeş’in en önemli turistik mekânlarının arasında Jemaa el-Fna Meydanı, Kutubiye Camii, Bahia Sarayı, Majorelle Bahçeleri, Marakeş Pazarları (Souklar) ve Ben Yusuf Medresesi gibi yerler bulunuyor. Tarihin, kültürün ve modern yaşamın canlı bir karışımını sunan Marakeş, Fas kültürünü deneyimlemek için ideal başlangıç noktası… Tüm bu yerleri gezmek, şehrin ruhunu tanımak için pek çok seçenek sunan Marakeş otellerine rezervasyon yaptırabilirsin.
Fes
Fas’ın kültürel ve ruhani başkenti Fes, 1925 yılına kadar Fas’a başkentlik yapmış bir şehir. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Fes el-Bali Medinası (Medina eski şehir merkezleri için kullanılan bir ifade.) araç trafiğine kapalı ve dünyanın en büyük yaya bölgelerinden biri. Yaşayan bir Orta Çağ atmosferi sunan ve yer labirentini andıran dar sokakları, Karaviyyin Üniversitesi, Ebu İnaniye Medresesi ve Attarine Medresesi gibi tarihî medreseleri, geleneksel çarşıları ve zanaatkâr dükkânlarıyla görülmeye değer şehirlerden.
Dünyaca ünlü Chaouwara Tabakhaneleri’nin (Deri Tabakhaneleri) ve Fes’in ana girişlerinden biri olan, 12. yüzyıldan kalma Bab Bou Jeloud kapısının da bulunduğu bu şehir zengin tarihî mirası ve otantik atmosferiyle Fas’ın derinliklerine bir yolculuk sunuyor.
Sahra Çölü

Fas gezisinde mutlaka yaşanması gereken bir maceralardan biri Sahra Çölü’nü görmek… Sahra Çölü, sonsuzluğa uzanan kum tepeleri, altın rengi manzaraları ve özellikle gün doğumu ve gün batımı sırasında sunduğu büyüleyici renk cümbüşüyle kesinlikle görmen gereken lokasyonlardan.
Sahra Çölü’nde deve ile gezintiye çıkabilir, 4×4 araçlarla çöl safarisi yapabilir ya da kum sörfü gibi popüler aktiviteleri deneyimleyebilirsin. Geleneksel Berberi çadırlarında konaklamak ve yıldızların altında bir gece geçirmek gibi eşsiz deneyimler de sunan Sahra Çölü, sessizliği ve Bedevi kültürünün misafirperverliğiyle seni kucaklayacak!
Erg Chebbi (Merzouga)
Erg Chebbi, Sahra Çölü’nün en etkileyici kum tepelerine ev sahipliği yapan, Merzouga yakınlarındaki bir bölge. 150 metre yüksekliğe ulaşabilen ve sürekli farklı şekillere bürünebilen kum tepelerini gördüğünde çok şaşırabilir, doğanın bu eşsiz güzelliğine hayranlık duyabilirsin.
Erg Chebbi’de özellikle gün doğumunda ve gün batımında muhteşem fotoğraflar çekebilirsin. Deve turları, yıldız gözlemi ve çöl kamplarında konaklama gibi aktiviteler için oldukça popüler bir nokta olan Erg Chebbi aynı zamanda Berberi kültürüyle tanışma fırsatı sunan köylere de oldukça yakın.
Jemaa El-Fna Meydanı (Marakeş)

UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras alanı olarak kabul edilen Jemaa el-Fna Meydanı için Marakeş’in kalbi diyebiliriz. Gündüzleri kına dövmecileri ve taze sıkılmış portakal suyu satıcılarıyla hareketlenen meydan, akşam olduğunda bir açık hava yemek pazarına dönüşüyor.
Akşamları bu meydanda hikâye anlatıcılarına, müzisyenlere ve çeşitli sokak sanatçılarına rastlayabilirsin. Oldukça farklı bir atmosfere sahip bu meydan seni hem şaşırtacak hem büyüleyecek! Eğer Fas kültürünü ve yerel yaşamını deneyimleyebileceğin bir yer arıyorsan orası kesinlikle Jemaa el-Fna Meydanı. İstersen meydanın manzarasını yukarıdan izlemek için çevresindeki kafelerin ve restoranların terasına da çıkabilirsin.
Majorelle Bahçeleri (Marakeş)
Marakeş’teki canlı renkleri ve egzotik bitki çeşitliliğini mi görmek istiyorsun? O hâlde rota belli: Majorelle Bahçeleri. Fransız ressam Jacques Majorelle tarafından tasarlanmış bahçede “Majorelle Mavisi” olarak da bilinen kobalt mavisi hâkim. Bambu koridorlardan geçtiğinde nilüfer havuzlarıyla ve çeşitli kaktüs türlerini de içeren zengin bitki koleksiyonuyla karşılaşınca gördüğün güzellikler karşısında büyülenebilirsin. Ayrıca çeşitli eserleri inceleyebileceğin Majorelle Bahçeleri’nde Berberi Sanatları Müzesi de (Musée Berbère) bulunuyor.
Majorelle Bahçeleri haftanın her günü 08.00-18.30 saatleri arasında ziyarete açık. İçerisindeki müzelere ve özel alanlara erişim şartlarını ve güncel bilet fiyatlarını resmî web sitesinden kontrol edebilirsin. Dilersen buraya hayli yakın olan Yves Saint Laurent Müzesi’ni de ziyaret edebilirsin.
Marakeş Pazarları (Souklar)
Alışverişe doymaya hazır olabilirsin! Marakeş pazarları, Medine’nin labirent gibi dar sokaklarına yayılmış, canlı ve renkli bir alışveriş alanı. Geleneksel Fas el sanatları, babuşlar ve çantalar gibi deri ürünler, baharatlar, el dokuması halılar, fenerler, seramikler ve takılar gibi geniş ürün yelpazesi sunan Marakeş pazarlarında kendin ve sevdiklerin için birbirinden güzel hediyeler alabilirsin. Yalnız burada alışveriş yapmaya karar verdiysen pazarlık yapmayı ihmal etme!
Tüm bunların dışında demircilik, dericilik ve marangozluk gibi farklı zanaatların da kümelendiği özel bölümleri olan Marakeş pazarlarında özellikle de Rhaba Kedima Baharat Meydanı’nda yürüyebilirsin. Canlı atmosferi, büyülü renkleri ve kokularıyla Marakeş pazarlarını gezmek çok keyifli olacak!
Chaouwara Tabakhaneleri (Fes)
Fes’in en ikonik ve en çok fotoğraflanan yerlerinden biri tarihî deri tabakhaneleri olan Chaouwara Tabakhaneleri. Derilerin yüzyıllardır süren geleneksel yöntemlerle işlendiği ve doğal boyalarla renklendirildiği büyük, yuvarlak taş havuzlarsa görülmeye değer.
Tabakhanelerin en iyi manzarasını izlemek için yine çevresindeki deri dükkânlarını ziyaret etmen gerekiyor çünkü tabakhanelerin panoramik manzarası en güzel bu teraslardan izleniyor. Fas’ın geleneksel zanaatlarını görebilmek için harika bir nokta olan Chaouwara Tabakhaneleri’nde keskin bir deri kokusu olduğunu belirtelim ancak buraya gelen ziyaretçilere kokudan etkilenmemeleri için nane yaprakları veriliyor.
Hassan II Camii (Kazablanka)

Kazablanka’nın simgesi ve dünyanın en büyük camilerinden olan Hassan II Camii, Atlas Okyanusu’nun kıyısında yer alıyor ve kısmen üzerine inşa edilmiş durumda. Okyanus ile olan görünümü hayli etkileyici olan bu cami aynı zamanda 210 metrelik minaresiyle dünyanın en yüksek minarelerinden birine de sahip.
Zellij mozaikleri, oyma sedir ağacı ve alçı işçiliği gibi Fas mimarisinin ve sanatının en güzel örneklerini burada görmeye hazır mısın? Yapı hem iç dizaynıyla hem dışarıdan görünümüyle gerçekten büyüleyici. Burası ibadete açık olsa da gayrimüslim ziyaretçiler tarafından da ziyaret edilebiliyor. Rehberli turlarla yapılan ziyaretlerin son derece keyifli olduğunu da söyleyelim.
Turlar; Dua Salonu, Minare Salonu ve Abdest Salonu olmak üzere üç alandan oluşuyor. Turlar 16 Eylül-14 Mart tarihleri arasında cumartesi-perşembe günleri 09.00, 10.00, 11.00, 12.00 ve 15.00; cuma günü ise 09.00, 10.00 ve 15.00 saatlerinde düzenleniyor. 15 Mart-15 Eylül tarihleri arasındaysa cumartesi-perşembe günleri 09.00, 10.00, 11.00, 12.00, 15.00 ve 16.00; cuma günü ise 09.00, 10.00, 15.00 ve 16.00 saatlerinde turlar düzenleniyor. Bilet fiyatlarıysa 2025 yılı için 130 dirhem.
Ait Benhaddou Kasbahı
Gladyatör, Game of Thrones gibi yapımlarda görmüş olabileceğin bir yere gidiyoruz: Ait Benhaddou Kasbahı. Burası Fas’ın güneyinde, Sahra Çölü yolunun üzerinde bulunan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan etkileyici bir kasbah yani kale köyü. Geleneksel Fas toprak mimarisinin en güzel örneklerinden olan yer, kızıl renkli kerpiç binalarıyla seni büyüleyebilir. Âdeta doğal bir plato olan bu bölgenin güzelliği karşısında nutkun tutulabilir!
Dar sokakları, kuleleri ve tepeden görünen muhteşem manzarasıyla keşfedilmeyi bekleyen Ait Benhaddou, kervan yollarının üzerinde bulunuyor. Bu da bölgeyi ticaret kervanlarının konaklama merkezi yapmış. Kendini yüzyıllar öncesine gitmiş gibi hissetmek istiyorsan bu büyülü yeri mutlaka görmelisin.
Şafşavan (Chefchaouen)
Şimdi Fas’ın kuzeyindeki Rif Dağları’nın eteklerine kurulmuş, eşsiz bir atmosfere doğru yola çıkıyoruz: Şafşavan. Burası “Mavi İnci” veya “Mavi Şehir” olarak da bilinen büyüleyici bir kasaba. Mavinin farklı tonlarına boyanmış evleri ve sokaklarıyla burada her biri sanat eseri gibi görünecek fotoğraflar çekebilirsin. Peki, Şafşavan Fas’ta neler yapılır?
Şafşavan’da Kasbah Müzesi, Uta el-Hammam Meydanı ve Ras El-Ma su kaynağı gibi yerleri ziyaret edebilirsin. Bu bölge dar merdivenli sokakları, yerel el sanatları ürünlerinin satıldığı dükkânları ve sakin atmosferiyle huzurlu bir dinlenme noktası. Aynı zamanda yürüyüş yapmayı, doğada vakit geçirmeyi seviyorsan Rif Dağları’na açılan bir kapının yamacında olduğunu söyleyelim. Ziyaretten önce Şafşavan hakkında bilgi edinerek ziyaretini çok daha keyifli hâle getirebilirsin.
Kazablanka
İşte karşında Fas’ın en büyük şehri ve ekonomi merkezi Kazablanka! Fas’ın modern yüzünü mü görmek istiyorsun? Öyleyse rotanı doğruca buraya çevirebilirsin. Kazablanka aynı zamanda Fransız Kolonyal Dönemi’nden kalma mimari izler de taşıyor. Ayrıca deniz kenarındaki büyülü cami Hassan II Camii’ne de ev sahipliği yapıyor.
Kazablanka, sahil şeridi Corniche’de (Kordon Boyu) yürüyüş yapmak, kafelerde ve restoranlarda vakit geçirmek için oldukça popüler bir nokta. Kazablanka’nın idari merkezi olan V. Muhammed Meydanı’nda 20. yüzyılın ilk yarısında inşa edilmiş binaları görebilirsin. Meydanın çevresinde bulunan altın renkli taşlarla bezenmiş, beyaz cepheli, zarif çarşıları gezip etrafı inceleyebilirsin. Burası Fas’ın diğer şehirlerine göre daha kozmopolit bir yapıya sahip. Hem metropolü gezmek hem farklı yerlere kolayca ulaşmak istersen Kazablanka otellerinden birinde konaklayabilirsin.
Rabat

Fas’ın 1955 yılında bağımsızlığını kazanmasından beri ülkeye başkentlik yapan Rabat, Atlantik’in kıyısında yer alan, tarihî ve modern dokuyu bir arada sunan, eşsiz bir şehir. Beyaz Şehir ünvanıyla da anılan Rabat, bu ünvanı şehrin her yerinde göreceğin mavi-beyaz evlerinden alıyor.
Rabat’ı ziyaret ettiğinde mutlaka görmen gereken yerlerin arasında Udayas Kasbahı’nda yer alan Endülüs Bahçeleri, tamamlanmamış tarihî minare Hassan Kulesi ve V. Muhammed Mozolesi yer alıyor. Antik Roma ve İslami dönem kalıntılarının bulunduğu Chellah Nekropolü’yse bölgedeki en eski yerleşim yeri olma özelliğini taşıyor.
Şehirde görebileceğin en muazzam yapılardan biri de Dar al-Makhzen yani Kraliyet Sarayı. Ancak bu sarayın içerisini görmen maalesef mümkün değil. Sarayı yalnızca dışarıdan görüp fotoğraf çekebilirsin. Ancak yalnızca dışını görmek bile seni fazlasıyla mutlu edebilir. Diğer imparatorluk şehirlerine göre çok daha sakin ve düzenli bir atmosferi olan Rabat, Fas gezisinin olmazsa olmaz duraklarından.
Merzouga
Sahra Çölü’nün hemen kenarında, Erg Chebbi’nin kum tepelerine açılan kapı, küçük bir köy: Merzouga! Fas gezisinde çöl deneyimi yaşamak isteyenler için oldukça popüler bir başlangıç noktası olan Merzouga’da deve turları, 4×4 araçlarla safari ve kum sörfü yapabilirsin. Burası hem gün doğumunu hem gün batımını eşsiz bir manzarayla izleyebileceğin yerlerden. Berberi çadırlarında konaklamayı ve Sahra’nın sessizliğinde yıldızları izlemeyi ihmal etme. Yıldızların altında unutulmaz bir gece seni bekliyor!
Essaouira (Suveyra)
Essaouira (Suveyra), Atlantik’in kıyısında, tarihî surları, beyaz badanalı evleri ve bohem atmosferiyle ünlü, rüzgârlı bir liman şehri. Dar sokakları sanat galerileri ve el sanatları dükkânlarıyla dolu olan medinası, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor.
Eğer rüzgâr sörfü ve kitesurf gibi su sporlarına ilgi duyuyorsun enfes bir deneyim yaşamak için Essaouira’yı tercih edebilirsin. Dilersen Essaouira’da bulunan balıkçı limanında taptaze deniz ürünlerini tadabilir, mavi balıkçı tekneleriyle gezintiye çıkarak muhteşem fotoğraf kareleri yakalayabilirsin.
Atlas Dağları
Fas coğrafyasının önemli bir parçası, Kuzey Afrika’nın en yüksek sıradağları olan Atlas Dağları’ndan oluşuyor. Yüksek Atlas, Orta Atlas ve Anti-Atlas olmak üzere üç ana bölüme bulunuyor. Eşsiz manzaralar sunan Atlas Dağları, aynı zamanda Kuzey Afrika’nın en yüksek zirvesi olan 4167 metrelik Toubkal Dağı’na da ev sahipliği yapıyor. Doğa manzarasının tadını çıkarmak, trekking yapmak istiyorsan gideceğin adres belli! Toubkal Dağı trekking için en popüler yerlerden.
Atlas Dağları’nın vadettiği güzellikler bunlarla sınırlı sanıyorsan yanılıyorsun! Burası geleneksel Berberi köylerinden Dades ve Todra gibi derin vadilere, Uzud gibi şelalelerden kış aylarında kayak yapmayı mümkün kılan Oukaimeden gibi merkezlere kadar birçok harika yere sahip. Fas’ın doğal güzelliklerini ve kırsal yaşamını keşfetmek için önemli bir bölge olan Atlas Dağları’nı Fas gezinde mutlaka görülecek yerler listene eklemelisin.
Dades Vadisi
Harika kareler yakalamaya, Fas’ın doğal güzelliklerini keşfetmeye hazır mısın? Cevabın “Evet!” ise rotamız Dades Vadisi! Yüksek Atlas Dağları’nda bulunan Dades Vadisi, Dades Nehri tarafından oyulmuş, etkileyici kırmızımsı kaya oluşumları ve kasbahlarıyla ünlü, muhteşem bir vadi. “Bin Kasbah Vadisi” olarak da anılan Dades Vadisi, bu ünvanı da vadi boyunca uzanan çok sayıdaki geleneksel kerpiç kalelerden (kasbahlardan) almış.
Vadinin en ilginç noktalarından biri olan “Maymun Parmakları” (Monkey Fingers) olarak bilinen kaya oluşumlarıysa kesinlikle görülmeye değer. Aynı zamanda keyifli bir yürüyüş yolu olan Dades Vadisi’ndeki küçük Berberi köylerinde konaklayabilirsin.
Todra Geçidi
Yine Yüksek Atlas Dağları’nda bulunan nefes kesici bir kanyona gitme vakti! Tinghir Kasabası’nın yakınlarında yer alan ve devasa dikey kaya duvarlarıyla ünlü dar bir kanyon olan Todra Geçidi, kanyonun içinden akan Todra Nehri boyunca yürüyüş yapabileceğin ve serinleyebileceğin harika bir doğal alan. Eğer kaya tırmanışı yapmayı seviyorsan bazı yerlerinde 300 metreye kadar yükselen kanyon duvarları sana keyifli ve heyecan verici bir deneyim sunabilir. Etkileyici doğal manzaraları ve enstantaneler için güçlü bir potansiyeli olan Todra Geçidi’ne gittiğinde Tinghir’de yer alan ve güzelliğiyle kendine hayran bırakan palmiye vahasını da ziyaret edebilirsin.
Ben Yusuf Medresesi (Marakeş)
14. yüzyılda Sultan Abdullah Al-Ghaleb tarafından inşa ettirilen Ben Yusuf Medresesi (Ben Youssef Medersa), Marakeş Medinası’nın kalbinde yer alan mimari bir hazine. Fas’ın en büyük ve en güzel İslami eğitim kurumlarından olan medrese Meriniler Dönemi’nde kurulmuş olsa da günümüzdeki görkemli hâline Saadiyanlar Dönemi’nde kavuşmuş.
İslam mimarisinin ve sanatının; zellij mozaikleri, oyma alçı işçilikleri ve sedir ağacı oymaları gibi en ince örneklerini sergileyen Ben Yusuf Medresesi, sakin bir iç avluya, dua salonuna ve öğrencilerin kaldığı küçük odalara sahip. Tarihî ve sanatsal değeriyle Marakeş’in önemli kültürel miraslarından olan Ben Yusuf Medresesi ramazan ayı boyunca haftanın her günü 09.00-18.00; ramazan dışındaki diğer günlerde yine haftanın her günü 09.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Fas vatandaşı olmayan yabancı ziyaretçiler için bilet fiyatlarıysa 2025 yılı itibarıyla 50 dirhem olarak belirlenmiş.
Bahia Sarayı (Marakeş)

Fas mimarisinin ve sanatının zenginliğini sergileyen görkemli bir saraya doğru yola koyulma vakti! Marakeş’te bulunan Bahia Sarayı, 19. yüzyılın sonlarında inşa edilmiş. Bahia, “parlaklık” veya “güzellik” anlamına geliyor ve saray tüm ihtişamıyla bu ismi sonuna kadar hak ediyor!
Sadrazam Si Musa oğlu Ba Ahmed tarafından farklı dönemlerde genişletilen sarayın yaklaşık 150 odası, avluları ve yemyeşil bahçeleri bulunuyor. Sarayın iç dekorasyonunda ince işçilikli tavan süslemeleri, zellij mozaikleri, vitraylar ve mermer işçilikleri olduğunu görebilirsin.
Harem bölümü ve geniş kabul salonlarıyla döneminin yaşam tarzına ışık tutan Bahia Sarayı, haftanın her günü 09.00-17.00 saatleri arasında ziyarete açık. Biletlerse 2025 yılında 100 dirhemden başlayan fiyatlarla satışa sunulmuş. Güncel fiyatlar ve farklı bilet seçenekleri için resmî web sitesini kontrol edebilirsin.
Kutubiye Camii (Marakeş)
Kutubiye Camii, Marakeş’in en büyük camisi ve şehrin en önemli simgelerinden. Marakeş’in kalbinde yer alan cami, manevi mirasın ve mimari ihtişamın muhteşem bir birleşimi. 12. yüzyılda Muvahhidler Dönemi’nde Halife Yakup el-Mansur tarafından inşa ettirilen Kutubiye Camii; dekoratif kemerleri, karmaşık çini işçiliği ve geniş bahçeleriyle ünlü bir İslam mimarisi şaheseri.
Caminin yaklaşık 77 metre yüksekliğindeki minaresi, şehrin birçok yerinden görülebiliyor ve bu minare Sevilla’daki Giralda ve Rabat’daki Hassan Kulesi gibi diğer önemli minarelere model olma özelliği taşıyor. Adını bir zamanlar yakınında bulunan kitapçılar çarşısından (koutobiyyin) alan Kutubiye Camii’nin iç kısmı gayrimüslimler tarafından ziyaret edilemiyor ancak caminin dış mimarisi ve çevresindeki bahçeler gezilebiliyor.
Saadiyan Mezarları (Marakeş)
İşte karşında uzun yıllar gizli kaldıktan sonra 1927’de gün yüzüne çıkan Saadiyan Mezarları… Marakeş’te bulunan Saadiyan Mezarları, 16. yüzyılda hüküm sürmüş Saadi Hanedanı’ndaki sultanların ve aile üyelerinin yattığı bir mezar kompleksi. Burada özellikle Sultan Ahmed el-Mansur’un türbesinin de yer aldığı “On İki Sütun Salonu”, İtalyan Carrara mermerleriyle ve ince işçilikli süslemeleriyle hayranlığını kazanabilir.
Zellij mozaikleri, oyma sedir ağacı ve alçı işçiliğiyle bezeli iç mekânı Fas sanatının en güzel örneklerini sunan komplekste sultanların yanı sıra prenslerin, prenseslerin ve dönemin önemli devlet adamlarının da mezarlarının olduğunu görebilirsin. Haftanın her günü 09.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilen Saadiyan Mezarları’nın ziyaret saatleri ramazan ayında değişebiliyor. 2025 yılı için bilet fiyatlarıysa 100 dirhem olarak belirlenmiş.
Karaviyyin Üniversitesi (Al Quaraouiyine) (Fes)
Guinness Rekorlar Kitabı’na girmiş bir üniversite görmeye hazır mısın? İşte karşında dünyanın kesintisiz eğitim veren en eski üniversitesi olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na girmiş Karaviyyin Üniversitesi! 859 yılında ilim âşığı Tunuslu bir kadın olan Fatima el-Fihri tarafından kurulan üniversite, başlangıçta bir cami olarak inşa edilmiş.
UNESCO’nun Dünya Mirasları Listesi’nde dünyanın en eski üniversitesi olarak yer alan Karaviyyin Üniversitesi, yüzyıllar boyunca İslam dünyasının önemli bir eğitim, kültür ve din merkezi olmayı başarmış. Kütüphanesinde oldukça değerli el yazması eserleri barındıran ve mimarisiyle Fas sanatının en güzel örneklerini yansıtan Karaviyyin Üniversitesi, günümüzde hem üniversite hem cami olarak hizmet veriyor. Karaviyyin Üniversitesi, gayrimüslimler tarafından ziyarete açık olmasa da genellikle avlusu ziyaret edilebiliyor.
Bab Bou Jeloud Kapısı (Fes)
Fes el-Bali Medinası’nın ana girişlerinden ve aynı zamanda şehrin hem en ikonik hem en fotojenik kapısı olan Bab Bou Jeloud Kapısı, 1913 yılında Fransızlar döneminde, eski bir 12. yüzyıl kapısının yerine inşa edilmiş. Üç simetrik at nalı şeklindeki kemerden oluşan kapının dış yüzeyi Fes’in de rengi olan parlak mavi, iç yüzeyiyse yeşil çinilerle kaplı.
Fas mimarisinin güzel bir örneği olan Bab Bou Jeloud Kapısı’ndan geçtiğinde medinanın hareketli atmosferine de adım atmış olacaksın. Çevresindeki kafelerle ve restoranlarla canlı bir buluşma noktası da olan Bab Bou Jeloud Kapısı’na gittiğinde bol bol fotoğraf çekmeyi unutma!
Ebu İnaniye Medresesi (Fes)

Fes’te Meriniler Sultanı Ebu İnan Faris tarafından 14. yüzyılda (1351-1356) inşa ettirilmiş olan Ebu İnaniye Medresesi, Fas’ın en önemli ve güzel medreselerinden. Aynı zamanda Merini mimarisinin de başarılı örneklerinden olan medrese; zellij mozaikleri, oyma sedir ağacı, alçı işçiliği ve bronz kapılarıyla hayranlığını kazanacak bir tasarımı bulunuyor.
Burası medreseler için nadir olan bir özelliğe de sahip. Hem eğitim kurumu olan hem içerisinde cuma namazı kılınabilen bir cami olarak hizmet veriyor. İç avlusunda bulunan mermer şadırvanıyla, minaresiyse kesinlikle görülmeye değer yerlerden!
Ebu İnaniye Medresesi’ni haftanın her günü 09.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsin ancak halka açık bir cami olduğu için namaz vakitlerinde ziyarete izin verilmiyor.
Fes Mellahı (Yahudi Mahallesi) (Fes)
15. yüzyılda Meriniler Sultanı tarafından kurulan Fes Mellahı (Yahudi Mahallesi), Fas’ın en eski Yahudi mahallelerinden. Fes Medinası’nın diğer bölgelerinden farklı mimarisi ve atmosferi olan Fes Mellahı, Fas Yahudi kültürünün ve tarihinin önemli bir simgesi.
Dışa bakan pencerelerinin ve balkonlarının ayırıcı mimari özellikler arasında yer aldığı Fes Mellahı’nda günümüzde sayıları giderek azalsa da bir Yahudi cemaati yaşamaya devam ediyor. Fes Mellahı; İbn Danan Sinagogu gibi tarihî yapıları, Yahudi mezarlığı, Mellah’a özgü çarşıları ve zanaatkâr dükkânlarıyla Fas ziyaretinde mutlaka görmen gereken yerlerden. Burada farklı bir kültürle karşılaşmaya hazır olmalısın!
Udayas Kasbahı (Rabat)
Atlantik Okyanusu’nun kıyısına doğru keyifli bir yolculuk… Udayas Kasbahı; Rabat’ta, Bou Regreg Nehri’nin Atlantik Okyanusu’na döküldüğü yerde bulunan bir kale. 12. yüzyılda Muvahhidler tarafından inşa edilen bu antik kale, adını bölgeye yerleşen Udaya kabilesinden almış.
Ülkenin derin tarihinin bir kanıtı olan Udayas Kasbahı’nda mavi-beyaz badanalı şirin evleri, dar sokakları, çiçekli avluları, canlı Endülüs bahçelerini ve Atlas Okyanusu’nun eşsiz manzarasını bir arada görebileceksin. Udayas Kasbahı’nda geleneksel Fas sanat eserlerinin sergilendiği Udayas Müzesi’ni gezebilirsin. Dilersen okyanus manzaralı kafelerin tadını çıkarabilir, Rabat’ın en fotojenik yerlerinden biri olan bu alanda bol bol fotoğraf çekebilirsin.
Hassan Kulesi (Rabat)
Rabat’ın önemli simgelerinden olan Hassan Kulesi, 12. yüzyıl sonlarında Muvahhid Sultanı Yakup el-Mansur tarafından başlatılan devasa bir cami projesinin tamamlanmamış minaresi. Planlanan cami projesi aslında dünyanın en büyük camisi olmak üzere tasarlanmışsa da sultanın ölümünden sonra yarım kalmış. Böylece başlangıçta 88 metre olarak planlanan minare 44 metre olmuş. Muvahhid mimarisinin önemli örneklerinden Hassan Kulesi, kırmızı kum taşından yapılmış ve minarenin hemen karşısında yer alan V. Muhammed Mozolesi’yle birlikte önemli bir tarihî alanı oluşturuyor.
Chellah Nekropolü (Rabat)
Şimdiyse tarihî bir mezarlık alanındayız! Ama burayı farklı kılan bir detay var: Chellah Nekropolü, Rabat’ta antik Roma kenti Sala Colonia’nın kalıntılarının üzerine kurulmuş hem Roma hem İslam (Merini) dönemlerine ait izler taşıyor. Buraya geldiğinde Roma Dönemi’nden kalma forum, tapınak ve hamam kalıntılarının yanı sıra Meriniler Dönemi’ne ait bir cami, minare, medrese ve türbe olduğunu görebilirsin. Chellah Nekropolü günümüzde sakin bir bahçede yer alıyor.
Burada göreceğin tek şey tarihî kalıntılar değil elbette! Burası minarede yuva yapan leyleklerle dolu. Chellah Nekropolü’nü kış döneminde (1 Ekim-31 Mart) 09.00-17.00, yaz döneminde (1 Nisan-30 Eylül) 09.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsin. Ramazan ayındaysa ziyaret saatleri 09.00-15.00 olarak değişiyor. 2025 yılı için bilet fiyatlarıysa tek kişi girişlerde 70 dirhem, sesli rehber hizmeti için 120 dirhem olarak belirlenmiş.
Bab Mansour Kapısı (Meknes)
Karşında kocaman, görkemli bir kapı yükseliyor! Meknes’in en büyük şehir kapısı olan Bab Mansour Kapısı, büyüklüğünün yanı sıra eşsiz güzelliğiyle de seni büyülemeye hazır. 18. yüzyılın başlarında Sultan Moulay İsmail Dönemi’nde tamamlanan ve ismini mimarı El-Mansur Laaje’den alan Bab Mansour Kapısı; devasa boyutu, zengin zellij mozaikleri, Volubilis’teki Roma kalıntılarından getirilmiş olabileceği rivayet edilen mermer sütunları ve Kur’an-ı Kerim ayetleriyle süslü cephesiyle kesinlikle görülmeye değer! Meknes’in imparatorluk ihtişamını yansıtan, önemli bir simge olan El Hedim Meydanı’na açılan Bab Mansour Kapısı’nda harika kareler yakalayabilirsin.
Volubilis Antik Kenti (Meknes Yakınları)

Doğanın tarihle iç içe geçtiği eşsiz bir alana doğru yola çıkmaya hazır mısın? Meknes yakınlarında bulunan Volubilis Antik Kenti, Fas’ın en iyi korunmuş Roma kalıntılarına sahip. Burası UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan, oldukça önemli bir arkeolojik alan.
Geçmişte Antik Moritanya Krallığı’nın başkentlerinden, daha sonra Roma İmparatorluğu’nun önemli şehirlerinden olan Volubilis Antik Kenti, oldukça iyi korunmuş Orpheus ve Dionysos gibi mozaikleri, zafer takı, bazilikası, tapınakları ve ev kalıntılarıyla büyüleyici bir görünüme sahip. Roma Dönemi’ndeki yaşama ait önemli bilgiler sunan bu tarihî alana Meknes’ten günübirlik bir geziyle kolayca ulaşabilirsin.
Volubilis Antik Kenti yılın 365 günü sabah 08.30’dan gün batımına 1 saat kalaya kadar ziyaret edilebiliyor. 2025 yılı için giriş ücretiyse 70 dirhem.
Essaouira Medinası
Atlantik’in kıyısındaki Essaouira şehrinin tarihî merkezi ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Essaouira Medinası, 18. yüzyılın sonlarında Fransız mimar Theodore Cornut tarafından tasarlanmış, surlarla çevrili, Avrupa askerî mimarisinin prensiplerine göre inşa edilmiş bir kasaba.
Kuruluşundan itibaren Fas ve Sahra hinterlandını Avrupa’ya ve dünyanın geri kalanına bağlayan büyük bir uluslararası ticaret limanı olma özelliği taşımış. Essaouira Medinası’nın beyaz badanalı evleri, mavi panjurları, dar ve rüzgârlı sokakları, sanat galerileri, el sanatları dükkânlarıyla kendine özgü bir atmosferi bulunuyor. Burası “Rüzgâr Şehri” olarak da biliniyor ve bohem havasıyla hayranlık uyandırıyor. Essaouira Medinası’nı ziyaret ettiğinde Skala de la Kasbah gibi tarihî surlardan muhteşem okyanus manzarasının keyfini çıkarmayı da unutmamalısın!
Meknes
Sana önereceğimiz noktalardan biri de Meknes. 11. yüzyılda Orta Çağ’ın önemli siyasi güçlerinden Murabıtlar tarafından yaptırılan askerî bir yerleşim yeri. Bu yer Fas’ın dört imparatorluk şehrinden biri. Aynı zamanda krallık şehirlerinin arasında en kalabalık altıncı şehir olan Meknes, 17. yüzyılda Sultan Moulay İsmail’in de başkenti olmuş.
Sultan Moulay İsmail Dönemi’nde inşa edilen devasa surları, Bab Mansour gibi devasa kapıları, sarayları, camileri ve bahçeleriyle “Fas’ın Versay’ı” olarak anılıyor. Meknes, hemen yakınındaki Volubilis Antik Kenti’yle de zengin bir tarihî ve kültürel gezi olanağı sunuyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki medinasında El Hedim Meydanı, Moulay İsmail Türbesi ve Heri es-Souani (kraliyet ahırları ve tahıl ambarları) gibi önemli yerler bulunuyor.
Tanca (Tangier)

Manzarasıyla iç ısıtan, geçmişe yolculuk yapmanı sağlayan Tanca, Cebelitarık Boğazı’nın güney yakasında ve Fas’ın kuzeyinde yer alıyor. Burası Afrika ile Avrupa’nın arasında stratejik bir konumda bulunan tarihî bir liman şehri.
Zengin ve kozmopolit bir yapısı bulunan Tanca, birçok yazara ve sanatçıya ilham olduğu gibi sana da olabilir! Medinasının dar sokakları, Kasbah Müzesi, Grand Socco ve Petit Socco gibi hareketli çarşılarıyla keşfedilmeyi bekleyen bu liman şehri, Akdeniz ve Atlantik etkilerinin hissedildiği, kendine özgü bir atmosfere sahip. Şehrin dışında Herkül Mağaraları ve Kap Spartel gibi doğal güzellikleri de barındıran Tanca seni bekliyor!
Ouarzazate (Varzazat)
Haydi Fas’ın Hollywood’una! Fas’ın güneyinde, Atlas Dağları ile Sahra Çölü’nün arasındaki bir geçiş noktasında yer alan Ouarzazate, “Çölün Kapısı” ve “Fas’ın Hollywood’u” olarak bilinen bir şehir. Gladyatör, Mumya ve Game of Thrones gibi birçok uluslararası yapıma ev sahipliği yapmış Atlas Film Stüdyoları ve CLA Stüdyoları’yla sinema meraklılarının ilgisini çeken Ouarzazate, aynı zamanda Sahra Çölü turları için de bir başlangıç noktası.
Şehir elbette bunlarla da sınırlı değil! Merkezinde Taourirt Kasbahı ve yakınındaki Ait Benhaddou Kasbahı gibi önemli tarihî yapıların da bulunduğu şehirde Sinema Müzesi de (Musée du Cinéma) kesinlikle görmen gereken yerlerden.
Asilah
İşte şimdi de Fas sahillerindeyiz… Fas’ın Atlantik kıyısında yer alan Asilah, beyaz badanalı evleri ve tarihî surlarıyla şirin bir sahil kasabası. Her yıl düzenlenen Uluslararası Kültür Festivali kapsamında sokak duvarlarının sanatçılar tarafından yapılan duvar resimleriyle (mural) süslendiği ve bu nedenle kocaman bir açık hava sanat galerisini andıran Asilah, sakin ve huzurlu bir atmosfere sahip.
Eğer nefis bir doğada keyifli bir tatil yapmak istiyorsan gitmen gereken yer Asilah olabilir. Şehir, tarihî Portekiz surlarının ve burçlarının etkisiyle oldukça karakteristik bir görünüm sergiliyor. İstersen Asilah’ı Tanca’dan günübirlik bir geziyle veya güneye doğru yapacağın bir yolculukta küçük bir mola noktası olarak da ziyaret edebilirsin.
Agadir
Fas’ın güneybatıdaki Atlantik kıyısında yer alan Agadir şehri, modern bir tatil şehri ve ülkenin en önemli plaj destinasyonlarından. Şehrin modern yapısını gördüğünde hayrete düşebilirsin. Bunun nedeni 1960 yılında büyük bir depremle yıkıldıktan sonra yeniden inşa edilmiş olması.
Uzun ve geniş kumsalları, yılın neredeyse 300 günü güneşli havası, şık marinası ve çeşitli su sporları olanaklarıyla deniz tatili için ideal bir rota olan Agadir, turistlerin ilgi odağı. Agadir’de şehrin en tepesindeki eski kasbah kalıntılarından panoramik şehir ve okyanus manzarasını izleyebilir; marina, sahil kordonu ve Souk El Had gibi modern alışveriş ve eğlence olanaklarının tadını çıkarabilirsin.
Toubkal Millî Parkı
Yüksek Atlas Dağları’nda, Kuzey Afrika’nın en yüksek zirvesi olan Toubkal Dağı’nı da içine alan Toubkal Millî Parkı’nda büyüleyici bir atmosferle karşılaşma vakti! Muhteşem dağ manzaraları, çeşitli bitki örtüleri, yaban hayatı ve Berberi köyleriyle hem doğaseverler hem macera arayanlar için ideal bir alan olan Toubkal Millî Parkı’nda Toubkal Dağı’na tırmanış da dâhil olmak üzere çeşitli zorluk derecelerinde trekking ve yürüyüş rotaları bulabilirsin. Park, Fas’ın doğal güzelliklerini ve dağ kültürünü deneyimlemen için eşsiz bir yer!
Toubkal Dağı
Toubkal Dağı (Jbel Toubkal), 4167 metre yüksekliğiyle Fas’ta ve Kuzey Afrika’da bulunan en yüksek dağ zirvesi. Toubkal Millî Parkı’nın da içinde yer alan, dağcılar ve deneyimli yürüyüşçüler için popüler bir hedef olan Toubkal Dağı’na tırmanış genellikle Imlil köyünden başlıyor.
Dağın zirvesine ulaşmaksa aklimatizasyon dâhil 2-3 gün sürüyor. Tırmanış fiziksel olarak zorlayıcı olabileceğinden uygun ekipman ve rehber eşliğinde tırmanmanı öneriyoruz. Zirveye ulaştığında Atlas Dağları’nın ve çevresinin nefes kesen panoramik manzarasının tadını çıkarmayı unutma!
Uzud Şelaleleri

Karşında doğanın nefes kesici sürprizi: Uzud Şelaleleri! Marakeş’ten günübirlik popüler bir gezi noktası olan Uzud Şelaleleri (Cascades d’Ouzoud) Orta Atlas Dağları’nda, Marakeş’e yaklaşık 150 kilometre mesafede, Fas’ın en yüksek ve en etkileyici şelalelerinden.
Yaklaşık 110 metre yükseklikten birkaç kademede dökülen suların oluşturduğu eşsiz manzara ve etrafında uzanan, göz alıcı yeşil vadiyle masallardan çıkmış gibi görünen şelalenin dibine inen patikalarda yürüyüş yapabilirsin. Bu nefes kesici güzelliği daha yakından görmek istersen tekneyle şelaleye yaklaşabilir, çevresindeki restoranlarda yerel lezzetlerin tadını çıkarabilirsin. Biraz şanslıysan şelalenin çevresinde yaşayan Berberi makak maymunlarını da görebilirsin!
Ziz Vadisi
Fas’ın doğusunda Errachidia ile Erfoud’un arasında uzanan, Ziz Nehri boyunca sıralanmış hurma ağaçlarıyla dolu, etkileyici bir vaha ve kanyon: Ziz Vadisi. Kurak çöl manzarasıyla tezat oluşturan yemyeşil palmiye koridorları ve geleneksel kerpiç köyleriyle dikkat çeken vadide özellikle Tizi n’Talrhemt geçidi gibi yüksek noktalardan vadinin panoramik manzarasının keyfini çıkarabilirsin. Sahra Çölü’ne giden yolun üzerinde önemli bir doğal güzellik ve mola noktası olan Ziz Vadisi, aynı zamanda bölgenin hurma üretiminde de büyük bir öneme sahip.
Oukaimeden (Atlas Dağları Kayak Merkezi)
Her zaman çöl sıcağı aramıyorsun değil mi? İşte Fas’ın karlarla kaplı yüzü! Oukaimeden, Yüksek Atlas Dağları’nda, Marakeş’e yaklaşık 75 kilometrelik mesafede bulunuyor. Burası Fas’ın ve Afrika’nın en yüksek rakımlı kayak merkezlerinden.
Genellikle ocak-mart aylarında kayak ve snowboard yapma olanağı sunuyor. Ancak merak etme, burası yaz aylarında da oldukça keyifli! Oukaimeden yaz döneminde serin iklimi ve doğal güzellikleriyle dağ yürüyüşü, kaya tırmanışı ve kuş gözlemi gibi aktiviteler için tercih ediliyor. Sen de Afrika’da ilginç bir kayak deneyimi yaşamak istersen Oukaimeden’i ziyaret edebilirsin.
Gouraud Sedir Ormanı (Berberi Maymunları)
Gouraud Sedir Ormanı, Orta Atlas Dağları’nda, Azrou ile Ifrane kasabalarının arasında yer alan ve yaşlı sedir ağaçlarıyla kaplı, geniş bir ormanlık alan. Ormanın en ilginç özelliğiyse burada serbestçe yaşayan ve insanlara alışık olan Berberi makak maymunları.
Doğa yürüyüşleri ve piknik için de uygun bir alan olan Gouraud Sedir Ormanı’na gittiğinde bu maymunları doğal ortamlarında gözlemleyebilir, fotoğraflarını çekebilirsin. Ormana adını veren, günümüzde kurumuş olsa da bölgedeki en yaşlı ve büyük sedir ağaçlarından biri olan “Cèdre Gouraud”ı da mutlaka görmelisin.
Berberi Köyleri
Biraz da yerel yaşamı yakından görmek ister misin? Fas’ın özellikle Atlas Dağları, Sahra Çölü’nün çevresi ve diğer kırsal bölgelerinde bulunan, Berberi halkının geleneksel yaşam tarzını ve kültürünü yansıtan yerleşimler, Berberi köyleri olarak biliniyor. Genellikle kerpiç ve taştan yapılmış özgün mimarileri, dar sokakları ve doğal çevreye uyumlu yapılarıyla dikkat çeken bu köyler, ziyaretçilerine yerel halkın misafirperverliğini; halı, kilim, seramik, takı gibi el sanatlarını; geleneksel müziklerini ve yemeklerini tanıma fırsatı sunuyor. Imlil ve Aroumd gibi bazı köyleri trekking rotaları üzerinde önemli konaklama ve başlangıç noktalarında bulunan Berberi köyleri, Fas’ın otantik kültürünü deneyimlemek için kaçırmak istemeyeceğin bir fırsat olabilir.
El Badi Sarayı (Marakeş)
16. yüzyılın sonlarında Saadi Sultanı Ahmed el-Mansur tarafından inşa ettirilen El Badi Sarayı, Marakeş’te bulunan ve bir dönem oldukça görkemli olmasına rağmen günümüze harabeleri ulaşmış tarihî bir saray. “Eşsiz Saray” anlamına gelen El Badi Sarayı’nın adı, yapımında kullanılan altın, oniks ve İtalyan mermeri gibi değerli malzemelerden geliyor.
Geniş bir avlu, havuzlar, bahçeler ve döneminde 360’tan fazla odası olduğu rivayet edilen sarayın günümüzde yalnızca ana hatları ve temel duvarları görülebiliyor. Marakeş Gül Festivali gibi önemli etkinliklere ev sahipliği yapan ve teraslarından güzel bir şehir manzarası sunan El Badi Sarayı, Saadiyan Dönemi’nin gücünü ve zenginliğini yansıtan önemli bir tarihî kalıntı. Sarayı her gün 09.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsin. Giriş ücretleri 2025 yılı için 100 dirhemden başlıyor.
Menara Bahçeleri (Marakeş)
Eşsiz bir manzara, huzur ve dinginlik… Marakeş’in batısında yer alan, 12. yüzyılda Muvahhidler Dönemi’nde kurulan tarihî bir zeytinlik ve meyve bahçesi olan Menara Bahçeleri, oldukça huzurlu bir yer. Ortasında büyük bir su havzası, hemen yanında Saadiyan Dönemi’ne ait yeşil çatılı bir köşk bulunan Menara Bahçeleri, sulama amacıyla inşa edilmiş ve Atlas Dağları’ndan gelen sularla beslenmiş.
Özellikle gün batımında Atlas Dağları manzarasıyla harika fotoğraflar sunan ve yerel halk için popüler bir dinlenme alanı olan Menara Bahçeleri, her gün 08.00-18.00 saatleri arasında ziyarete açık. Bahçelere giriş ücretsiz olsa da köşk ziyareti için rehberli turlar düzenleniyor ve turun bilet fiyatları 2025 yılı için 399 dirhem olarak belirlenmiş.
Dar Si Said Müzesi (Marakeş)
Dar Si Said Müzesi; Marakeş Medinası’nda Bahia Sarayı’nın yakınlarında bulunan, Fas el sanatlarına ve halk sanatlarına adanmış önemli bir müze. Müze 19. yüzyılda inşa edilmiş eski bir saray ve Fas mimarisinin güzel bir örneği olan Dar Si Said binasında yer alıyor.
Müzede ahşap oymacılığı, halılar, kilimler, seramikler, deri işleri, takılar, geleneksel giysiler ve müzik aletleri gibi zengin bir koleksiyon sergileniyor. Fas’ın farklı bölgelerinden gelen zanaat örneklerini sergileyerek ülkenin kültürel çeşitliliğini yansıtan müze, Fas sanatına ve zanaatına ilgi duyanların mutlaka ziyaret etmesi gereken bir yer. Güncel ziyaret koşullarını müzenin resmî web sitesinde bulabilirsin.
Marakeş Müzesi
Şehrin doğal güzellikleri kadar tarihî arka planı da görülmeye değer. Marakeş Müzesi, Marakeş Medinası’nın merkezinde, Ben Yusuf Medresesi’nin yakınlarında bulunan, 19. yüzyıldan kalma, görkemli Dar Menebhi Sarayı’nda yer alıyor. Endülüs mimarisinden etkilenen avlusu, çeşmesi, zellij mozaikleri ve alçı işçiliğiyle başlı başına bir sanat eseri olan bu saraydaki müzede Fas sanatının hem geleneksel hem çağdaş örnekleri sergileniyor.
Seramikler, silahlar, giysiler ve tarihî belgeler gibi objelerin sergilendiği müzede dönem dönem geçici sergiler de düzenleniyor. Marakeş’in kültürel zenginliğini keşfetmek için son derece önemli olan Marakeş Müzesi, 2025 yılında 70 dirhemden başlayan bilet ücretleriyle haftanın her günü 09.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.
Marakeş Mellahı (Yahudi Mahallesi) (Marakeş)
Marakeş’in Yahudi mahallesi olan Marakeş Mellahı, 16. yüzyılda Saadiyan Sultanı tarafından kurulmuş. Medinanın diğer bölgelerinden farklı bir atmosferi ve mimarisi olan mahallede en ayırt edici özellikse evlerdeki dışa bakan pencereler ve balkonlar.
Slat al-Azama Sinagogu gibi tarihî sinagogları, hareketli çarşısı ve Miara Yahudi mezarlığı gibi önemli noktaları bulunan Marakeş Mellahı, Fas Yahudi kültürünün önemli bir parçası. Sayıları giderek azalsa da günümüzde hâlâ bir Yahudi cemaatinin yaşadığı Marakeş Mellahı’nı görmek senin için farklı bir deneyim olabilir.
Sahrij Medresesi (Fes)
Şimdi sana az bilinen fakat mimari açıdan son derece değerli olan bir yerden bahsedeceğiz. Fes el-Bali’nin Endülüs Mahallesi’nde bulunan Sahrij Medresesi, 14. yüzyılda Meriniler Dönemi’nde Sultan Ebu el-Hasan tarafından inşa ettirilmiş tarihî bir medrese. Adını geniş iç avlusundaki büyük su havuzundan (sahrij) alan medrese, Merini mimarisinin zarif örneklerinden.
Zellij mozaikleri, oyma sedir ağacı ve alçı işçiliğiyle dikkat çekici olan Sahrij Medresesi, kardeş medresesi olan Sbaiyin Medresesi’yle önemli bir eğitim kompleksi oluşturuyor. Sahrij Medresesi’ni ziyaret etmeden önce resmî web sitesinden güncel ziyaret bilgilerini kontrol edebilirsin.
Kazablanka Kordon Boyu (Corniche)
Atlantik’in kıyısında keyifli bir yürüyüş yapmaya ne dersin? Kazablanka Kordon Boyu (Corniche), şehrin Atlantik kıyısı boyunca uzanan, palmiyelerle süslü geniş bir sahil yolu ve gezinti alanı. Hem yerel halkın hem turistlerin yürüyüş yapmak, bisiklete binmek, koşmak ve okyanus manzarasının keyfini çıkarmak için tercih ettiği popüler bir yer.
Corniche boyunca sıralanmış kafeler, restoranlar, oteller, plaj kulübü ve eğlence mekânları bulunuyor. Canlı bir atmosferi olan Corniche, Hassan II Camii’nin güzel manzaralarını da ziyaretçilerine sunuyor. Özellikle akşam saatlerinde ve hafta sonları oldukça hareketli olan Corniche’i mutlaka görmelisin.
Muhammed V Meydanı (Kazablanka)
Kazablanka’nın idari ve kültürel merkezinde yer alan Muhammed V Meydanı, şehrin en önemli ve büyük meydanlarından. Burada valilik, adliye sarayı, postane ve konsolosluk gibi Fransız Kolonyal Dönemi’nden kalma etkileyici binaları görebilirsin. Bu yapılarla çevrili meydanın ortasındaysa büyük bir fıskiye sana göz kırpacak. Güvercinleriyle de hayli popüler olan bu meydan, modern Fas mimarisinin örneklerini barındırıyor. Şehrin kalbinin attığı yerlerden Muhammed V Meydanı, resmî törenlere ve kutlamalara da ev sahipliği yapıyor.
Kraliyet Sarayı (Rabat)

Dar al-Makhzen yani Rabat’taki Kraliyet Sarayı, Fas Kralı’nın resmî ikametgâhı ve ülkenin yönetim merkezi olan görkemli bir kompleks. Geniş alana yayılan, yüksek duvarlarla çevrili, geleneksel Fas mimarisiyle inşa edilmiş birçok yapıdan, avludan ve bahçeden oluşan sarayın iç kısmı halka açık değil.
Ana giriş kapısını (Mechouar) ve çevresini dışarıdan görebileceğin, fotoğraflayabileceğin Kraliyet Sarayı, Fas’ın monarşik yapısını ve kraliyet geleneğini yansıtan önemli bir simge. Sarayın yakınlarındaki Kraliyet Muhafızları’nın nöbet değişimleriyse oldukça ilgi çekici!
Kral Moulay Ismail Türbesi (Meknes)
Meknes’te bulunan Kral Moulay Ismail Türbesi, Fas tarihinin en güçlü ve en uzun süre hüküm süren sultanlarından Moulay İsmail’in mezarının bulunduğu kutsal bir mekân. Hem Müslümanlar hem gayrimüslimler tarafından ziyaret edilebilen nadir dinî yapılardan olan türbenin yalnızca belirli bölümleri gayrimüslimlere açık.
Burada Fas sanatının ve mimarisinin en güzel örneklerini görüp onlara hayran kalmaman pek mümkün değil! Yapı; zellij mozaikleri ve oyma alçı işleri gibi en güzel örnekleri sergileyen avlular, dua salonları ve türbe bölümüyle oldukça etkileyici görünüyor. Burası Meknes’in en önemli tarihî ve dinî ziyaret noktalarından. Her gün 09.00-18.30 saatleri arasında ziyaret edebileceğin türbede ziyaret sırasında uyulması gereken bazı giyim kuralları bulunuyor.
Ebu İnaniye Medresesi (Meknes)
Meknes’teki Ebu İnaniye Medresesi, Fes’teki adaşı gibi Meriniler Dönemi’ne ait (14. yüzyıl) önemli bir İslami eğitim kurumu ve mimari şaheser. Sultan Ebu el-Hasan veya oğlu Ebu İnan tarafından yaptırılmış olabileceği rivayet edilen medrese, Fes’teki medrese kadar büyük olmasa da zellij mozaikleri, oyma sedir ağacı ve alçı işçiliğiyle Merini sanatının inceliklerini yansıtıyor.
İç avlusu, dua salonu ve öğrenci hücreleriyle tipik bir medrese planı bulunan yapı, Meknes’in tarihî dokusunu anlamak için mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerden. Cuma günleri ziyarete kapalı olan medreseyi diğer günlerde 09.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsin. Ancak medresenin namaz vakitlerinde ziyarete kapalı olduğunu hatırlatalım.
Essaouira Plajı

Essaouira Plajı, Fas’ın batısında, Essaouira şehrinin hemen önünde uzanan geniş ve uzun bir plaj. Atlantik Okyanusu’nun güçlü dalgalarına açık bir plaj olan Essaouira Plajı, sürekli esen “Alizés” veya “Taros” rüzgârları sayesinde özellikle de rüzgâr ve uçurtma sörfü gibi su sporları için Fas’ın en iyi noktalarından biri.
Burada plajın en popüler aktiviteleri olan yürüyüş yapmak, ata veya deveye binmek ya da gün batımını izlemek sana büyük keyif verebilir. Eğer bu aktiviteleri yapmak istemezsen plajın sakin kısmında vakit geçirebilirsin. Plaj yaz aylarında güneşlenmek ve denize girmek için tercih edilse de suyunun biraz serin olduğunu söyleyelim.
Essaouira Limanı
Seni canlı ve hareketli bir balıkçı limanına davet ediyoruz. Essaouira şehrinin tarihî surlarının hemen yanında yer alan Essaouira Limanı, geleneksel, mavi boyalı ahşap balıkçı tekneleriyle dolu. Ağlarını onaran ya da günlük avlarını satan balıkçıları görebileceğin limandaki tezgâhlarda balık, karides ve kalamar gibi taze yakalanmış deniz ürünlerini seçebilir, hemen orada pişirterek taptaze şekilde yiyebilirsin. Burada tarihî Skala du Port ve Portekiz burçları limana hâkim bir konumda bulunuyor. Fas ziyaretinde güzel manzaralar sunan, martı sesleri ve taze balık kokularıyla dolu, atmosferik bir yer olan Essaouira Limanı’nı keşfetmek keyifli olabilir.
Ras El-Ma (Şafşavan)
Ras El-Ma, Şafşavan Medinası’nın hemen dışında, dağlardan gelen bir derenin oluşturduğu doğal bir su kaynağı ve şelaleler bölgesi. Ras El-Ma, “suyun başı” anlamına geliyor ve kasabanın ana su kaynaklarından biri olarak biliniyor. Ras El-Ma taş teknelerin ve küçük şelalelerin bulunduğu, serin ve yeşil bir alan. Burada yerel halkı geleneksel şekilde çamaşır yıkarken görebilirsin.
Rif Dağları’na yapılan yürüyüşler için başlangıç noktası olan Ras El-Ma’nın çevresindeki kafelerde oturup dinlenebilir, Şafşavan’ın yerel yaşamına ve doğal güzelliklerine tanık olabilirsin.
Tanca Medinası

Dar ve dolambaçlı sokakları, geleneksel evleri, hareketli pazarları ve tarihî yapılarıyla Tanca Medinası, surlarla çevrili eski bir şehir. Kuzey Afrika ile Avrupa kültürlerinin birleştiği, kendine özgü bir atmosferi olan Tanca Medinası’nda özellikle Grand Socco ve Petit Socco gibi önemli meydanlar, yerel zanaat dükkânları ve baharat satıcıları görülmeye değer. Medinanın en yüksek noktası Kasbah Bölgesi’ne ve Amerikan Elçiliği Müzesi’ne ev sahipliği yapan Tanca Medinası, Tanca’nın ruhunu hissetmek için kesinlikle keşfetmen gereken bir yer.
Tanca Kasbah Müzesi
Tanca Kasbah Müzesi (Musée de la Kasbah veya Dar el-Makhzen Müzesi), kasbahın içinde, eski bir sultan sarayı olan Dar el-Makhzen binasında yer alan bir müze. Müzede Tanca’nın ve çevresinin tarih öncesi dönemden günümüze uzanan zengin tarihî ve kültürel mirası sergileniyor.
Arkeolojik buluntular, Fas sanat eserleri, tarihî haritalar ve etnografik objelerden oluşan bir koleksiyonu bulunan müze, Tanca’nın geçmişini yakından tanıman için önemli bir ziyaret noktası olabilir. Tanca Kasbah Müzesi, salı günleri ziyarete kapalı ancak diğer günler 10.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsin. 2025 yılı için giriş ücretiyse 30 dirhem.
Herkül Mağaraları (Tanca Yakınları)
Herkül Mağaraları (Grottes d’Hercule), Kap Spartel’in yakınlarında bulunan hem doğal hem insan eliyle şekillendirilmiş, etkileyici bir mağara kompleksi. Efsaneye göre Yunan mitolojisindeki kahraman Herkül’ün burada dinlendiğine inanılıyor.
Mağaranın Atlantik Okyanusu’na bakan kısmı, Afrika kıtasının haritasını andıran doğal bir açıklığa sahip. Bu açıklıktan harika bir gün batımı manzarası izleyebilirsin. İç kısımları tarih öncesi dönemden beri kullanılan ve değirmen taşı çıkarmak için oyulduğuna dair izler taşıyan mağara, Tanca’dan günübirlik geziler için popüler bir nokta. 2025 yılı için 80 dirhem giriş ücreti olan mağara, haftanın her günü 09.00-20.00 saatleri arasında turlarla ziyaret edilebiliyor.
Atlas Film Stüdyoları (Ouarzazate)

İşte karşında dünyanın en büyük film stüdyolarından biri: Atlas Film Stüdyoları. Birçok uluslararası film ve diziye ev sahipliği yapan Atlas Film Stüdyoları, Ouarzazate’ın “Fas’ın Hollywood’u” olarak anılmasını sağlamış.
Gladyatör, Mumya, Game of Thrones, Cennetin Krallığı gibi ünlü yapımların bazı sahnelerinin çekildiği stüdyoları ziyaret edebilirsin. Ziyaret sırasında film setlerini, dekorları ve kostümleri görmek senin için keyifli bir deneyim olabilir. Rehberli turlarla gezilebilen Atlas Film Stüdyoları, her gün sabah 08.30’dan gün batımına kadar ziyaret edilebiliyor. 2025 yılı için bilet fiyatlarıysa 80 dirhemden başlıyor.
Taourirt Kasbahı (Ouarzazate)
Taourirt Kasbahı, Ouarzazate şehrinin merkezinde bulunan ve 19. yüzyılda Paşa Glaoui ailesine ait olan, iyi korunmuş, büyük bir kerpiç kale. Fas’ın güneyindeki en etkileyici ve en büyük kasbahlarından biri olan Taourirt Kasbahı; labirent gibi dar koridorları, avluları, kuleleri ve geleneksel Fas mimarisiyle süslü odalarıyla dikkat çekiyor.
Bir zamanlar bölgenin önemli politik ve idari merkezi olan Taourirt kasbahının ziyarete açık olan bölümlerinde Fas’ın geleneksel yaşam tarzı ve mimarisi hakkında fikir edinebilirsin. Burayı her gün, sabah 08.00’den gün batımına kadar ziyaret edebilmen mümkün. Giriş ücretleriyse 2025 yılı için 70 dirhemden başlıyor.
Telouet Kasbahı
Yüksek Atlas Dağları’nda, Marakeş ile Ouarzazate’ın arasındaki eski kervan yolunun üzerinde bulunan Telouet Kasbahı, Paşa Glaoui ailesinin bir başka önemli ve tarihî kalesi. Telouet Kasbahı, stratejik konumu nedeniyle bir dönem büyük bir gücü olan ancak Paşa Glaoui’nin düşüşünden sonra büyük oranda terk edilen bir yer. Harap olmuş dış görünüşüne rağmen iç kısımlarında hâlâ kendini gösteren zenginliklere sahip.
Zellij mozaikleri, oyma sedir ağacı tavanları ve alçı işçiliğiyle şaşırtıcı derecede iyi korunmuş bazı odaları bulunan kasbah, “Atlas’ın Efendileri” olarak bilinen Glaoui’lerin zenginliğini ve gücünü yansıtıyor. Ulaşımı nispeten zor olsa da tarihiyle ve atmosferiyle görülmeye değer olan Telouet Kasbahı, her gün 10.00-17.00 saatleri arasında ziyarete açık. 2025 yılı için giriş ücretleriyse 25 dirhem olarak belirlenmiş.
Legzira Plajı
Seni dramatik ve vahşi bir kumsal olan Legzira Plajı’nı görmeye davet ediyoruz. Fas’ın güneybatı Atlantik kıyısında, Sidi Ifni’nin yakınlarında bulunan, devasa doğal kemerleriyle ünlü plajın kızıl renkli kayalıkların ve güçlü okyanus dalgalarının oluşturduğu eşsiz bir manzarası var.
Özellikle de gün batımında fotoğrafçılar için eşsiz kareler sunan Legzira Plajı’nın iki büyük kemerinden biri 2016 yılında çökmüş olsa da etkileyici doğal güzelliğini hâlâ koruyor. Sörf ve uzun yürüyüşler için uygun olan bu plaj, kalabalıklardan uzaklaşıp doğanın tadını çıkarmak istediğinde seni kucaklayabilir.
Cennet Vadisi (Paradise Valley)
Agadir’in kuzeyinde, Atlas Dağları’nın eteklerinde yer alan Cennet Vadisi, Tamraght Nehri boyunca uzanan palmiye ağaçları, doğal havuzları ve küçük şelaleleriyle ünlü bir vadi ve vaha. Şehrin kalabalığından ve sahilin sıcaklığından uzaklaşmak için ideal ve serinletici bir kaçış noktası olan Cennet Vadisi, özellikle ilkbahar mevsiminde suların bollaşmasıyla daha canlı ve yeşil bir hâle bürünüyor. Yürüyüş yapmak, doğal havuzlarda yüzmek ve piknik yapmak için popüler bir nokta olan Cennet Vadisi’ne Agadir’den günübirlik turlarla ya da özel araçla ulaşabilirsin.
Tafraout
Fas’ın güneyindeki Anti-Atlas Dağları’nın kalbinde yer alan Tafraout, pembe granit kayalıklarla çevrili, özgün manzaraları bulunan, bir Berberi kasabası. Burası özellikle şubat ve mart aylarında badem ağaçlarının çiçek açmasıyla oluşan büyüleyici manzarasıyla içini huzurla doldurabilir.
Tafraout, sana çevresindeki Ameln Vadisi gibi alanlardaki geleneksel Berberi köylerini ve yaşam tarzını görme olanağı sunuyor. 1984’te Belçikalı sanatçı Jean Verame tarafından boyanan ve ilginç bir modern sanat enstalasyonu olan devasa boyuttaki renkli kayalar (Les Roches Peintes veya Mavi Kayalar) kesinlikle görülmeye değer. Tafraout aynı zamanda yürüyüş, kaya tırmanışı ve dağ bisikleti gibi aktiviteler için de oldukça uygun.
El Khorbat Ksar
Tinejdad yakınlarında bulunan El Khorbat Ksar, Fas’ın güneydoğusundaki en iyi korunmuş ve hâlâ kısmen yaşayan geleneksel yapıdaki kerpiç köylerden. 19. yüzyılda kurulduğu tahmin edilen bu ksar, tipik Sahra öncesi mimarisini, dar ve gölgeli sokaklarını, yüksek duvarlarını ve savunma kulelerini yansıtıyor.
Eğer yerel yaşamı ve kültürü tanımak istersen ksarın içinde Oasis Museum, bir de geleneksel konukevi bulunuyor. Bölgenin tarihî ve kültürel mirasını anlamak için otantik bir deneyim sunan El Khorbat Ksar, vaha yaşamı hakkında bilgi edinmek için de ideal bir yer.
Ifrane

Orta Atlas Dağları’nda, deniz seviyesinden yaklaşık 1650 metre yükseklikte yer alan Ifrane, Avrupa Alpleri’ndeki kasabaları andıran mimarisi, temizliği ve düzeniyle Fas’ın “Küçük İsviçresi” olarak anılıyor.
1930’larda Fransızlar tarafından bir dağ tatili olarak kurulan ve bu nedenle kırmızı kiremitten eğimli çatıları ve bakımlı bahçeleriyle farklı bir atmosferi olan Ifrane, kış aylarında kar yağışının yaşandığı bir bölge. Michlifen kayak merkezi oldukça popüler olan Ifrane, aynı zamanda Al Akhawayn Üniversitesine de ev sahipliği yapıyor. Bu bölge yıl boyunca serin iklimiyle pek çok kişi tarafından tercih ediliyor. Ifrane, Berberi maymunlarıyla ünlü Gouraud Sedir Ormanı’na da oldukça yakın bir konumda.
Sidi Ifni
Bir zamanlar İspanyol toprağı olan ve bu nedenle art deco tarzı binalarıyla özgün bir mimarisi bulunan Sidi Ifni, Fas’ın güneybatı Atlantik kıyısında bulunan, sakin bir balıkçı kasabası. İspanyol mimarisinin hâlâ hissedildiği atmosferi, geniş ve rüzgârlı plajları, rahat yaşam tarzıyla dikkat çeken Sidi Ifni, sörf ve diğer su sporları için oldukça uygun koşulları var.
Legzira Plajı gibi doğal güzellikleri de olan Sidi Ifni, Fas’ın daha az turistik ve daha otantik kıyı bölgelerinden. Sidi Ifni’de özellikle İspanyol döneminden kalma eski konsolosluk binası, belediye binası ve deniz feneri gibi ilgi çekici yapıları görmek isteyebilirsin.
Tinghir
Tinghir; Fas’ın güneydoğusunda, Yüksek Atlas Dağları ile Jebel Saghro’nun arasında yer alan, Todra Vadisi’ne açılan kapı konumunda önemli bir vaha. Geniş ve verimli hurma ağaçlarıyla kaplı, Todra Nehri’nin kıyısında kurulmuş bir kasaba. Çevresindeki etkileyici kırmızımsı dağ manzaraları ve özellikle Glaoui Kasbahı gibi geleneksel kerpiç kasbahlarıyla dikkat çeken Tinghir, dünyaca ünlü Todra Geçidi’ne gitmek için bir üs olarak kullanıyor ve bölgedeki Berberi kültürünü deneyimlemek için harika fırsatlar sağlıyor. Yürüyüş yapmayı ve doğada zaman geçirmeyi sevenler için çeşitli olanaklar sunan Tinghir görülmeye değer!
Kap Spartel
Tanca’nın batısında, Atlantik Okyanusu ile Akdeniz’in buluştuğu noktada yer alan Kap Spartel, Afrika kıtasının en kuzeybatı ucu olarak kabul edilen burun ve deniz feneri bölgesidir. Tanca’dan daha popüler bir gezi noktası olan yer, stratejik konumu ve muhteşem deniz manzarasıyla gönüllerde taht kuruyor. Kap Spartel’in üzerinde bulunan, 1864 yılında inşa edilmiş deniz feneriyse bölgenin önemli simgelerinden.
Murabıt Kubbesi (Marakeş)
Murabıt Kubbesi (Almoravid Koubba veya Koubba Ba’adiyyin), Marakeş Medinası’nda, Ben Yusuf Camii’nin yakınlarında bulunan, şehrin ayakta kalan en eski yapısı ve Murabıtlar (Almoravid) Dönemi’ne ait tek önemli mimari örneği. 12. yüzyılın başlarında inşa edilen, bir zamanlar Ben Yusuf Camii’nin şadırvanı olarak hizmet veren Murabıt Kubbesi, dışarıdan sade bir görünüme sahip. Ancak iç kubbesindeki karmaşık geometrik desenler, çiçek motifleri ve Kufi yazıtları Murabıt sanatının incelikleri gözler önüne seriliyor. Marakeş’in erken İslami dönem mimarisi hakkında önemli bilgiler sunan Murabıt Kubbesi, uzun süre toprak altında kaldıktan sonra 1948’de yeniden keşfedilmiş.
Fas’ta gezilecek yerler listemizin sonuna geldik! Eğer sen de bu eşsiz güzellikleri görmek istiyorsan Fas’a gitmek için en uygun zamanını belirleyip tatil programını yapabilirsin. Fas turlarını inceleyip hakkında bilgi alabilir, dilersen kendi programını oluşturup Ets’nin zengin seçeneğe sahip Fas otelleri listesinden tercihini yapabilirsin.
Yayınlanma Tarihi: 5 Eylül 2025