Avrupa-kis-tatili-1-885x356

Yağmur, çamur, soğuk, kar… Böyle sıralayınca insanın evden çıkası gelmiyor değil mi? Ama sizi oturduğunuz yerden kaldırıp, kışın Avrupa’yı gezmeye ikna edecek birçok sebep var. Tabii ki ocak ayında -10 derece sıcaklıkta Moskova’yı ya da Oslo’yu gezmek kulağa çok cazip gelmeyebilir ama Roma, Paris, Amsterdam, Berlin ya da Antalya’nın Katalan ikizi Barselona’yı kışın ziyaret etmek için size mantıklı 5 neden sunuyorum.

Avrupa-kis-tatili-4

1- Şehrin Kalabalığından Kaçmak İçin

Yaz aylarında Avrupa’nın popüler tatil beldelerini ve turistik şehirlerini ziyaret edenler, kolayca gözünde canlandırabilir. Yüksek sezonda, yani yaz mevsiminde kaldırımlarda yürüyecek yer yoktur. Beğendiğiniz bir kafeye ya da restorana girebilmek için ya sıra bekler ya da bu sevdadan vazgeçer başka yerler ararsınız. Roma’nın Japon turistlerce işgal edilmiş Sultanahmet Meydanı’ndan farkı kalmaz. La Rambla’da Barselona’nın tadını çıkaracağım derken kendinizi bir anda sokağınızda kurulmuş çarşamba pazarında gibi hissedersiniz. La Sagrada Familya’nın, etrafı insansız bir resmini çekmek için 40 takla atmanız gerekir. Meydanlar, müzeler, otobüsler, metrolar, sokaklar restoranlar… Kısacası kış aylarında şehrin tamamı daha sakin, daha tenha…

Seyahate çıkmadan önce mutlaka otel rezervasyonunuzu yaptırın.

2- Otel Fiyatları Çok Daha Uygun

Şehrin en güzel yerlerine inebilmek için yapacağınız iki metro, bir otobüs aktarması ve kaybolan bir buçuk saat… Tatile mi geldiniz, evden çıkıp işe mi gidiyorsunuz belli değil. Çünkü yaz aylarında, neredeyse dünyanın her yerinde merkezi ve güzel bir otelde konaklamanın bedeli, kışa oranla 2-3 katına çıkıyor. “Ben tüm vaktimi şehri doya doya keşfetmeye ayıracağım, para mühim değil” diyenler için de haberler kötü. Merkezdeki otellerin rezervasyonları aylar öncesinden doldu. Bu sebeple yılbaşı dönemi dışında, şehrin kalbinde aradığınız otelde bütçenize uygun fiyatlarla kalabilmenin yolu uygun mevsimi, yani kışı seçmek.

Avrupa-kis-tatili-3

3- Gittiğiniz Yeri Daha Yakından Tanıyın

Pek çok turistik şehirde, şehrin yerlilerinin yani esas sahiplerinin kaynaştığı, bir arada eğlendiği festivaller, şehrin turistlerden arındığı kış aylarına yakın düzenleniyor. Bunun dışında kapalı alanlardaki etkinlikler, sergiler, konserler, tiyatrolar ve sinemalar yeni sezona hep sonbaharda merhaba diyor. Bindiğiniz otobüslerde, kafelerde, pub’larda, bilet kuyruklarında şehrin gerçek sahipleriyle tanışmak, sohbet etmek, sosyalleşmek ve belki de yakın arkadaşlar edinmek için daha iyi bir dönem olamaz herhalde.

Avrupa-kis-tatili-1

4- Kış Depresyonundan Çıkmak İçin

Mevsim geçişlerinde; özellikle yazdan sonbahara ve kışa geçerken pek çok insan, kış depresyonu olarak adlandırılan duygu durumundan muzdarip oluyor. Bu güruhtan biri olarak diyorum ki kısa bir tatil ve yeni bir şehir bu derdin en iyi ilacı. Sarı yapraklar ya da üzerinize yağan kar taneleri eşliğinde daha önce geçmediğiniz bir sokaktan geçmek ya da bir kalenin, bir meydanın en güzel resimlerini çekmek her şeyden önce ruhunuza iyi gelecek.

Avrupa-kis-tatili-2

5- Yeni Yıl Kutlamaları ve Yılbaşı Pazarları

Işıl ışıl sokaklar, meydanlarda rengarenk dev çam ağaçları ve cıvıl cıvıl insanlar… “Birazcık kalabalıktan zarar gelmez, gitmişken yeni yılı Avrupa’da karşılayalım” diyenler, unutamayacakları bir tatil geçirecekler. Coşkulu kalabalıkla meydanlarda geri sayım yapmak ve havai fişekleri izlemek kulağa çok güzel geliyor. Hem yeni yıla nasıl girerseniz öyle devam eder diye bir inanış var. Belki de yeni yıla tatilde girerseniz, bütün yıl tatil havasında geçer. Kim bilir…

Etstur’un Yurt Dışı Turları için tıklayın…

Yorumlar