Akdeniz’in antik tarihinden ve doğal güzelliklerinden nasibini fazlasıyla almış bir şehir Adana… Tüm şehir, mimari zenginliği ve tarihi değerleriyle eşsiz bir tatilin kapılarını açarken, bize de gidip görmek düşüyor. İşte Adana’da gezilecek yerler:

Taşköprü
Taşköprü, ismini bilmeyenler için bile, Adana deyince ilk akla gelen yapılar arasındadır. Romalılar zamanından günümüze miras kalmış olan bu köprü, aynı zamanda dünyanın hala kullanılan en eski taş köprüsüdür. Bir bölümü yıllar içerisinde toprak altında kalmış olsa da hala büyük bir bölümü kullanılabiliyor.

lets-go-825x600-3

Etnografya Müzesi
Adana kültürünü daha yakından tanımak istiyorsanız, kesinlikle Etnografya Müzesi’ne bir ziyarette bulunun. Eskiden kilise olan bu tarihi binada, geleneksel kıyafetler ve eşyalar karşılayacak sizi.

Atatürk Evi ve Müzesi
Kurtuluş Savaşı’na biraz daha yakından bakmak isteyenlerin mutlaka gezmesi gereken bir müze. Savaş yıllarına ait gazete ve kitapların yanında, işgal dönemini canlandıran cansız mankenleri ve Atatürk’ün mumdan heykelini burada göreceksiniz.

Ulu Cami
Biraz Osmanlı, biraz Selçuklu, biraz da Emevi… Ulu Cami, 16. yüzyıldan günümüze kadar gelip Adana’nın en büyük ve en eski camileri arasında olmanın haklı gururunu taşımanın yanında, eşsiz mimarisiyle de göz kamaştırıyor. Çinilerine hayran kalmamak elde değil.

Misis Antik Kenti
Lokman Hekim’in kaybettiği ölümsüzlük ilacını aramaya nereden başlayacağınızı biliyorsunuz. Tabii ki Misis Antik Kenti’nden. Makedonya, Hitit, Bizans, Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde yerleşimin hiç eksik olmadığı Misis Antik Kenti’nde sayısız medeniyetin izleriyle karşılaşacaksınız.

Bebekli Kilise
Asıl adı Aziz Pavlus Kilisesi olan bu yapının Bebekli Kilise olarak anılmasının sebebi, kilisenin baş kısmında bulunan Meryem Ana heykelinin küçük bir çocuğa benzetilmesi. Hem Protestanların hem de Katoliklerin ortak biçimde ibadet ettiği bu kilise, Adana’nın zengin kültürel yapısının eşsiz bir örneğini sunuyor.

Adana Arkeoloji Müzesi
“Adana ile bütünleşmiş bir yer neresidir?” diye sorsak, ilk cevabınız Çukurova olur. 1924 yılında açılmış olan Arkeoloji Müzesi ise hem Çukurova’nın hem de Adana’nın tarihi yönünü bizlere sunuyor. Adana’nın Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve hatta Yunan ve Hitit medeniyetlerine ait eserlerini görünce, bu toprakların hikayesini daha iyi okuyabileceksiniz.

lets-go-825x600-1

Yüreğir
Şar Antik Kenti’ni dolaşın, ardından Seyhan ve Ceyhan Nehri kıyılarında keyifli bir yürüyüşe çıkın. Yol boyunca Hitit, Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin izlerini takip edin. Sonraki durağınız ise Anavarza Kalesi olsun. Bunların hepsini sunan yerin adresi ise belli: Yüreğir.

Belemedik Yaylası
Yaz geldi mi, Adanalılar için yayla mevsimi başlamış demektir. Adana kültüründe sarsılmaz bir yere sahip olan yaylalara kısa bir gezinti yapmak isterseniz, gezmeye Belemedik Yaylası’ndan başlayın. Doğasıyla gerçekten büyüleyici bir yer.

Yorumlar