Koyu Mod Açık Mod
Koyu Mod Açık Mod

5 Adımda Brugge

Flamanca adıyla Brugge, Fransızca adıyla ise Bruges, birçokları için In Brugge filmiyle tanınır oldu. Brüksel’den başka bir Belçika kenti bilmezken, Brugge hayatımıza tüm büyüleyiciliğiyle girdi. Orta Çağ’dan kalma Arnavut kaldırımlı daracık sokakları, dev çanın asılı olduğu kulesi, meydana tüm heybetiyle bakan katedrali, dahası sıcacık insanlarıyla Brugge mutlaka görmeniz gereken bir kent.

Relais Bourgondisch Cruyce Hotel

In Brugge filmini seyrettiyseniz, filmin çekildiği oteli de hatırlayacaksınız. Relais Bourgondisch Cruyce Hotel‘de konaklamak isterseniz ismi bir kenara not edin. 16 odayla hizmet veren otel, ön cephesi yarı ahşap, vitraylı camlara sahip büyüleyici bir otel. İki kanalın kesiştiği muhteşem bir lokasyonda bulunan otelin bir diğer olumlu tarafı da kentin ana meydanına 200 metre uzaklıkta olması. Avrupa’nın en romantik konaklama alternatiflerinden biri olarak kabul edilen bu butik otel, değerli antikaları, eşsiz sanat objeleri, lüks dokumaları ve iç açan çiçek düzenlemeleriyle insanı masal gibi bir dünyaya götürüyor. Otele ait olan ve sadece birkaç adım ötedeki restoran Maria van Bourgondië, Fransız-Flaman mutfağı sunuyor.

Relais-Hotel-800x600

Groeninge Müzesi

Jan van Eyck dahil Brugge ressamlarından başyapıtları bir arada görebileceğiniz bu etkileyici müze, aynı zamanda Şehir Güzel Sanatlar Müzesi olarak da anılıyor. Bina 1929-1930 yıllarından kalma, yani nispeten “yeni” ancak koleksiyonun oluşturulmasına 18. yüzyılda başlanmış. Müze, yakındaki caddeden ismini alıyor, ancak aynı zamanda Kortrijk (Courtrai) şehrindeki Groeninge düzlüklerini de yad ediyor. Bu düzlükler 1302 yılında Flaman ordusunun Fransız kralını yendiği savaşa da sahne olmuş. Müzedeki eserler 14. yüzyıldan 20. yüzyıla dek uzanıyor ve çoğunlukla Brugge’de yaşamış ve üretmiş sanatçıların eserlerini içeriyor.

Groninge-Muzesi-800x600

Belfry Kulesi

Vaktiyle şehrin hazinesinin saklandığı kuledeki 47 çanın periyodik müziği, işitsel bir şölen. İnsana kendisini gerçekten de zamanda yüzyıllarca geriye gitmiş gibi hissettiren bu atmosferin başrol oyuncusu ise hiç kuşkusuz eksantrikliğiyle ilgi çeken çancı başı. Meydana 83 metre yükseklikten bakan çan kulesi gerçekten de devasa bir Orta Çağ füzesi. 13. yüzyıldan kalma bu muhteşem mimari yapının tepesine çıkmak için daracık bir alanda 366 basamak çıkmayı göze almanız gerek.

Belfry-Kulesi-800x600

Balık Pazarı / Vismarkt

Sütunların yan yana sıralandığı balık pazarı Vismarkt, balıkçıların Kuzey Denizi’nden tuttuğu balıkları yüzyıllardır sattığı yer. Bugün burada çok fazla balıkçı kalmasa da gidip gezmekte fayda var. Yerel halk çoğunlukla fileto şeklinde hazırlanmış ringa balığı maatjes’lerden almaya buraya geliyor. Hafta sonlarında Vismarkt ve civardaki Dijver, antika satıcılarıyla dolup taşıyor. Balık pazarındaki balık restoranı De Visscherie (www.visscherie.be) ise lezzetli ve sofistike menüsü ve şık atmosferiyle mutlaka denenmeli.

Vismarkt-800x600

Alışveriş

Şehirde Belçika duvar halıları dokumacılığının harika örneklerini satan dükkânlardan biri olan Mille-Fleurs (Wollestraat 33; +32-50/345-454), ince ince dokunmuş tablo gibi halılarla dolu. Wetteren yakınlarında dokunmuş olan bu halılar, eve Belçika’dan bir parça götürmek isteyenler için ideal. Mağazada aynı zamanda harika desenlerde incecik halı kumaşından yapılmış yastıklar, minderler, şerit masa örtüleri ve çantalar da satılıyor.

Alisveris-800x600

Nilay Kaya

Nilay Kaya

3 Mart 1988’de Kocaeli’de doğdu. Trakya Üniversitesi, Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölümü’nü bitirdi. Turizm sektöründe geçirdiği birkaç yıldan sonra ani bir kariyer değişikliğiyle Etstur’da sosyal medya temsilciliği yapmaya başladı. Yakın dönem edebiyatçılarından Murat Gülsoy’un Boğaziçi Üniversitesi’ndeki Yaratıcı Yazarlık kursuna katılmasının ardından Etstur’daki görevini editör olarak sürdürmeye başladı.

Önceki Yazı

Güneşin Yeniden Dirilişi: Inti Raymi

Sonraki Yazı

Hindistan’dan Ne Alınır?