Farklı coğrafyaları tanımaya çalışırken öne çıkan en etkili kültürel öge müziktir genellikle. Kulağınıza çalınan bir ezgiden çoğu zaman hangi ülkeye ait olduğunu bilirsiniz. Örneğin bir Flamenko ezgisi kulağınıza çalınırsa hemen İspanya gelir aklınıza değil mi? Peki ya bu karakteristik tınılara hayat veren enstrümanlar hakkında ne biliyorsunuz? Onların da bir ülkesi, bir hikayesi var. İşte doğdukları ülkede kalmayıp dünyanın her yerinde, birbirinden çok farklı müzik türlerinde karşımıza çıkan üç enstrüman ve hikayeleri…
Asil Bir İtalyan: Keman
Dünyada en yaygın kullanılan enstrümanlardan biri olan keman genellikle klasik müzik ile özdeşleşmiş olsa da alaturkadan etnik ezgilere, cazdan rock müziğe her yerde büyülü sesini duyuruyor bize… İlk olarak nasıl ortaya çıktığına dair bir bilgi yok. Öncesinde ise Almanya’da “fiedel”, İngiltere’de “fiddle” ve İtalya’da “lira da braci” olarak anılan enstrümanların kemanın ilk örnekleri olduğu düşünülüyor. Günümüzdeki şekliyle keman ise 14. yüzyıl İtalya’sında doğmuş. Keman deyince ilk akla gelen isim olan Antonio Stradivari’nin yanı sıra, Giuseppe Guarneu ve Paolo Maggini gibi keman ustaları da 16 ve 17. yüzyıllarda enstrümana bugünkü şeklini vermiş. İlginç olan bir anekdot da kemanın ilk başlarda alt sınıf bir enstrüman olarak kabul edilmesi. Sonraki yüzyıllarda Vivaldi’den Bach’a dünyanın önde gelen bestecilerinin eserleriyle enstrümanın dünya üzerindeki namı değişmiş.
Almanya’nın Huzurlu Sesi: Flüt
Flüt ya da bilindiği diğer ismiyle yan flüt belki de yeryüzündeki ilk enstrüman olarak tanımlanabilir. Cennetten gelen melodilere hayat veriyormuş gibi bir sese sahip olan enstrümanın tarihi, Yunan mitolojisinin önemli karakterlerinden Pan’a kadar uzanıyor aslında. Kırsal bölgede yaşayan insanların tanrısı olarak kabul edilen Pan, dağlarda flüt çalan bir çoban olarak tasvir edilir genellikle… Çin’de de M.Ö. 900 yılından beri var olduğu biliniyor bu enstrümanın. Ancak yine de flüt denilince akla ilk olarak Almanya geliyor. Bunun nedeni, enstrümanı Avrupa ile tanıştıranın Almanya ve çevresi olması. İlk başlarda askeri orkestralarda kullanılan enstrüman Alman flütü olarak da anılıyor.
İspanya’nın Ruhu: Gitar
Gitar, enstrümanlar arasında belki de bir coğrafya ile en çok özdeşleştirilenlerden… Hemen hemen her tür müzikte kullanılsa da İspanya ve gitarı birbirinden ayrı düşünmek pek de mümkün değil. Zaten bugünkü haliyle bildiğimiz klasik gitarın doğum yeri de İspanya… Arap medeniyetlerinde kullanılan telli çalgıların, Arapların fethinden sonra İspanya’ya taşındığı biliniyor. Bugünkü klasik gitarın hikayesi ise dört telli eski bir İspanyol çalgısı olarak bilinen guitarra’nın biraz daha geliştirilmesiyle 16. yüzyıla uzanıyor. Özelikle Flamenko kültürünün başrol oyuncularından biri olan gitarın, doğduğu toprakların insanlarının mutluluğu, hüznü, aşkı, acıyı etkileyici bir şekilde dile getirmelerindeki payı büyük.
