Tertemiz bir doğanın içinde, gürül gürül akan Fırtına Deresi’ne karşı taze demlenmiş çayınızı yudumladığınızı düşünün. Mevsimlerden kış ise etraf dantel gibi bembeyaz, ilkbahar ve yaz ise yemyeşil, sonbahar ise kızıl ve yeşilin her tonu ile kaplı olduğunu hayal edin… Bu hayaller çok uzakta değil, Rize, Çamlıhemşin’de gerçeğe dönüşüyor. İstikamet Dere Butik Otel!
Dere Butik Otel; Çamlıhemşin yolunun 14. km’si üzerinde, Behice Köyü’nde yer alıyor. Adı üzerinde fırtına gibi akan Fırtına Deresi’nin hemen yanına kurulmuş, sırtını ormanlara dayamış 22 odalı bir butik otel. İlk başta restoran olarak açılmış, ama daha sonraları o kadar beğenilmiş ve talep gelmiş ki, sahipleri restoranı butik otele dönüştürmüş. Restoran da otel içerisinde, tüm lezzeti ve hünerleri ile hizmet vermeye devam ediyor.

Dere Butik Otel’in sahipleri Sündüs Hanım ve Seçkin Bey her şeyi kendi elleri ile yapmışlar. Seçkin Bey’in mimar oluşu otelin sadece güzel değil aynı zamanda fonksiyonel olmasını da sağlamış. Çevrenin doğal yapısına uygun, gösterişten uzak, sıcacık, konforlu bir yer burası. Doğal ahşaptan yapılmış olan otelde vernik bile kullanılmamış. Öyle ki odanıza çekildiğinizde mis gibi meşe kokusu ve Fırtına Deresi’nin sesi ile kendinizden geçiyorsunuz. Hele ki balkonlu odaya denk gelmişseniz, değmeyin keyfinize… Demli bir bardak Rize çayı ile bu keyfi taçlandırmadan dönmeyin.

Sündüs Hanım ve Seçkin Bey bölgenin insanları. Hal böyle olunca, çevre ile ilgili kendilerinden öğrenecek bir sürü şey var. Sıcakkanlı ve misafirperver bu çifte merak ettiklerinizi sormaktan çekinmeyin, size zevkle anlatacaklardır.

Restoran’da ağırlıklı olarak Laz yemekleri servis ediliyor. Gelen grupların büyüklüğüne göre değişim gösteren bu yemeklerin tamamı mevsimsel ve bölge malzemelerinden yapılıyor. Hatta çoğu yeşilliği kendileri yetiştiriyor. Önümüzdeki zamanlarda kendi tarlalarında daha fazla çeşit sebze yetiştireceklerinin müjdesini de aldığımı söylemeliyim. Otelin hemen arkasında bir de alabalık çiftlikleri bulunuyor. Bu sayede üretimi son derece meşakkatli olan bu alabalıkları, restoranda her daim taze bulmak mümkün.

Mevsimi olan kış aylarında türlü türlü hamsi yemekleri de yapıyorlar. Tavası, turşusu, pilavı, ekmeği, lazca ismi “kapça tağaneyi” olan sebzeli hamsi ve hatta sabah kahvaltıda yumurtalı hamsi… Hepsi birbirinden nefis. Yalnız hamsi ile ilgili önemli bir hatırlatma; yaz aylarında giderseniz kendisini arayıp, sormayın çünkü mevsimi değil, olmuyor. Hiçbir yerde bu kadar çok çeşidini ve lezzetlilerini yiyemeyeceğiniz hamsi için, benim gibi kışın gelmeniz şart. Bir de buralarda hamsiye balık denmiyor, sadece hamsi deniyor bunu da bilmek gerekir.

Tüm Karadeniz Bölgesi’nde olduğu gibi Laz yemeklerinde de karalahananın önemi büyük, yeri çok fazla. Coğrafya itibari ile yetişen ürenler belli; karalahana, mısır, fasulye en yaygın yetişen sebzeler. Dolayısıyla yemek kültürü de bu bağlamda gelişiyor. Karadeniz insanını takdir etmek şart, ellerinde bulunan bu kadar az malzeme ile bu kadar çok çeşit yemek hazırlamak, hem yaratıcılık hem de hüner ister. Karalahana çorbası, turşu kavurma, pazı kavurma, pirinçli kavurma (Lu Princoni), sadece evlerde bulabileceğiniz ezme lahana ile yapılan Lu Mk’vaneyi Dere Otel’in özel Laz yemekleri arasında yer alıyor. Tabii ki olmazsa olmaz mısır ekmeği her daim sıcak sıcak geldiği sofrada yerini kimselere kaptırmıyor.

Koleti peyniri ve bol tereyağı, az mısır unu ile yapılan meşhur muhlamayı unutmamak gerekir. Karadeniz Bölgesinde muhlama şehirlere göre farklılık gösteriyor. Rize ve yaylalarında çok az mısır unu ve bol tereyağı ile yapılırken, Trabzon ve daha batı tarafına gidildiğinde muhlamaya kuymak deniliyor ve muhlamanın aksine bol mısır unu ile yapılıyor, daha lastiksi bir hal alıyor. Bana sorarsanız ikisini de denemek gerek, her ne kadar birbirine çok benzeseler de birbirlerinden çok farklılar.

Yemek sonrası Laz böreği bu güne kadar ki tattıklarım içinde en güzellerinden biri olmakla birlikte
nasıl yapıldığına dair bilgileri bir diğer yazımda paylaşacağım. Ve muhteşem mısır unu helvası! Biraz önce de bahsettiğim gibi eldeki malzemeden nasıl sonuna kadar faydalanırın en lezzetli örneklerinden biri. Çok hafif olma özelliği taşımakla birlikte bu tatlıyı yemeye doyamıyorsunuz, kesin bilgi!

Dere Butik Otel’de sabah kahvaltıları da ayrı bir şölen. Gündüz gözü ile Fırtına Deresi kenarında sıcak muhlamaya mısır ekmeği banmak, yumurtalı hamsileri yiyip, bölgenin Dünyaca meşhur ballarını kaymaklamak tarifsiz bir deneyim. Uzaktan olmaz, buraya bir de yakından bakın derim.

İnci Özay Hatipoğlu
Son Mastori
