Brezilya

Yapmanız gereken tek şey valiz hazırlamak. Yurt dışında vizesiz gidebileceğiniz dört destinasyona sizin için yakından baktık.

Balkanlar

Priştine, Manastır, Ohrid, Üsküp… Tarihi 15 yüzyıl öncesine dayanan Priştine, Kosova’nın başkenti ve en büyük şehri. 19. yüzyıldan kalma Saat Kulesi, Gërmia Parkı, Kosova Müzesi, 15. yüzyıldan bugüne gelen Fatih Sultan Mehmed Külliyesi, detaylı süslemeleriyle 18. yüzyıl eseri Yaşar Paşa Camii ve I. Murad Hüdavendigâr’ın türbesi kentte ilk öne çıkanlar. Priştine’den Ohrid’e ilerlerken karşınıza çıkan Manastır’da (Bitola); Atatürk Müzesi ve Atatürk’ün mezun olduğu Askeri İdadi (Lise) gezilmeli.

Kentin en uzun yürüme yolu Şirok Sokağı, sağlı solu tarihi binaları ile göz alıcı. Eski Çarşı (Osmanlı Bedesteni), Yeni Cami ve İshak Çelebi Camii, Manastır’daki diğer duraklarınız olmalı. Arnavutluk ve Makedonya arasında sınır oluşturan Ohrid Gölü’nün doğu kıyısına kurulu Ohrid kenti, Roma döneminden kalma antik tiyatrosu, Samoil Kalesi, Aziz Panteleimon Manastırı, Sinan Çelebi Türbesi, Çınar Meydanı ve pazar yeriyle öne çıkıyor. Yenilenen tarihi ve mimari değerleriyle Balkanlar’ın en göz alıcı merkezlerinden biri haline gelen Üsküp’te ise taş sokakları ve tarihi binalarıyla Türk Çarşısı, Üsküp Kalesi, Vardar Nehri, 16. yüzyıldan bugüne gelen Taş Köprü, Türk ve Yahudi mahalleleri ve pek çok Osmanlı eseri sizi bekliyor.

Yunan Adaları

Yunan Adaları’nı gemiyle gezmeye ne dersiniz? Çok sayıda balkonlu kabiniyle Aegean Paradise, sizi Çeşme’den Mikonos’a, Santorini’den Rodos’a ve Pire’den Kos’a götürüyor. Mikonos Limanı’nda bir gece konaklıyorsunuz ancak uyumak yok, zira gece hayatının kalbi burada atıyor. Geceyi ya da bir kısmını geçirebileceğiniz yerlerden birisi Cavo Paradiso Club. Paradise Beach’e bakan kulüpte havuz kenarında çılgın gece partileri yapılıyor. Santorini’de mutlaka uğramanız gereken iki yer var:

Volkanik kayaların üzümden başka pek bir şey yetişmesine izin vermediği bu topraklar, harika üzüm bağlarıyla kendini affettiriyor. Diğeri ise Santorini’nin Pompeii’si olarak anılan küllerle kaplı antik kent Akrotiri of Thera. Rodos’ta tarihi bölge Odos Ippoton, Arnavut kaldırımlı Şövalyeler Caddesi ve tepedeki akropolüyle Orta Çağ’dan bu yana bozulmamış gibi duruyor. Bisikletçiler için düzlüğü, güneş tutkunları için plajları sebebiyle adeta bir cennet olan Kos Adası ise tarih meraklılarını hayal kırıklığına uğratmayacak kadar eski (MÖ 3. yüzyıla dek uzanıyor) yapılara sahip.

Bangkok-Pattaya-Singapur

Uzak Ddoğu’nun Venedik’i olarak anılan Bangkok, Chao Phraya Nehri’ni süsleyen kanallarıyla son derece romantik bir kent. Ulusal dilde khlong olarak adlandırılan kanalları tekne gezisiyle dolaşıp kenti bir de su üzerinden izlemek son derece keyifli. Kanalları kadar altın heykellerle dolu Budist tapınaklarıyla da öne çıkan Bangkok’ta ilk görmeniz gereken tapınak Wat Phra Kaeo. Çin Mahallesi, çiçek pazarı, Pat Pong Gece Pazarı, Demokrasi Anıtı ve Caddesi, Bakanlıklar Caddesi, Parlamento Binası ve Tayland Kralı’nın Bangkok’taki malikanesi, şehrin kaçırılmaması gereken diğer noktaları.

Tayland’ın sahil kesimindeki eğlence merkezi Pattaya’da Alcazar Show’u görebilir, gündüz vakti ise turkuaz suları ve pudra kıvamındaki bembeyaz kumsalıyla Mercan Adası’nda güneşin tadını çıkarabilir yahut bir timsah çiftliğini ziyaret edebilirsiniz. Singapur ise mimarisi, nehri, ünlü Merlion Heykeli, meclis, opera ve mahkeme binaları ile uzun uzun gezilmeyi hak ediyor. Singapur’un dev eğlence ve temalı parklar adası Sentosa’ya son derece romantik yollarla, Faber Tepesi’nden teleferikle ulaşılıyor.

Brezilya

Latin Amerika’nın en büyük ülkesi Brezilya, ziyaretçilerine çok şey vadediyor. Her şeyden önce biyolojik çeşitlilik açısından dünyanın en zengin habitatına, Amazon yağmur ormanlarının önemli bir bölümünü kapsayan Brezilya; farklı etnik kökenlere sahip halkı, kozmopolit kentleri São Paulo ve Rio de Janeiro ile son derece canlı, hayat dolu. Kültür, sanat ve mimari tutkunları için bir cennet olan São Paulo’da; yeni ve cesur Brezilya mimarisinin gövde gösterisi yaptığı Paulista Bulvarı, São Paulo Sanat Müzesi dahil pek çok ilgi çekici binaya ev sahipliği yapıyor.

1900’lerin başlarında kahve plantasyonlarında çalışmaya gelip ülkede kalan Japonlar sayesinde, São Paulo aynı zamanda Japonya dışındaki en büyük Japon topluluğuna da ev sahipliği yapıyor. 1 milyondan fazla Japon’un yaşadığı Liberdade mahallesi, şehirde suşi ve Japon yemeklerini deneyebileceğiniz en iyi yer. Karnaval kenti Rio ise plajları, her tür sebze ve meyvenin satıldığı pazarları, teleferikle ulaşılan Corcovado Tepesi ve tepenin üzerinden kente bakan Kurtarıcı İsa Heykeli (Cristo Redendor) ile öne çıkıyor.

Yorumlar