Rönesans’ın başladığı coğrafya… Sanatı, tarihi, büyüleyici manzaraları ve gastronomi cenneti mutfağıyla seyahatperestlerin olduğu kadar gezgin şeflerin de yönünü çevirdiği bir rota.
Geçmişin en güzel izlerini sırtında taşırken geleceği de kendine dahil eden Toscana, eşsiz atmosferiyle gezmeyi olduğu kadar yemeyi de sevenleri bekliyor. Kırsal bölgelerinde üzüm bağları ve zeytinliklerin arasındaki köylerin ve evlerin yakınlarında Orta Çağ’da yaşadığı çekişmeleri yansıtan surlarla çevrili şatoların olması bölgenin çelişkilerini fısıldıyor sessizce. Bu topraklarda keşfedilecek yer çok, yeter ki ona hak ettiği ilgiyi gösterin. Siena ve Pisa kadar Lucca, Cortona ve Arezzo gibi küçük kasabaları da İtalya’nın en değerli sanat eserlerine sahip. Sadece bölgenin sanat tarihine doğru bir yolculuk bile günlerinizi alabilir. Rönesans’ın mücevheri olan bu topraklara çekinmeden tüm zamanınızı ayırabilirsiniz. Çünkü Toscana ona verdiğiniz özeni lezzetli mutfağıyla ödüllendiriyor.
Zeytinyağı ile kızartılmış sebzeler, hünerli ellerden çıkan ev yapımı makarnalar ve tabii ki çeşitli yöntemlerle pişirilen zengin et çeşitleri… Toscana’yı keşfetmek için harcadığınız enerjiyi geri vermek ünlü mutfağının işi. Cortana’da bulunan ve eski bir limon deposundan restorana çevrilen Michelin yıldızlı İl Faconiere’nin nefis bifteği bölgenin en ünlülerinden. Restoranın menüsünden ne seçerseniz seçin oldukça leziz, üstelik terastan izleyebileceğiniz Hianti Tepeleri’nin karşısında uzanan Chiana Vadisi’nin manzarası da yemek boyu size eşlik ediyor.
(www.ilfalconiere.it)
