Gökçeada’nın doğu kısmında bulunmakla birlikte Kefalos ve Aydıncık olarak bilinen iki plajın arasında kalan Tuz Gölü, yağmur sularıyla beslendiğinden yaz aylarında büyük oranda kuruyor. Pek çok kuşun da bu göl etrafında bulunması, harika bir görünüm oluşturuyor. Gökçeada otelleri ile giderek gelişen şehir merkezine 11 kilometre mesafede bulunan Tepeköy, birçok açıdan kültürel ve tarihi anlamda öneme sahip. En yüksek bölgedeki Rum Köyü’nü içermekle birlikte 15 Ağustos’ta Meryem Ana Panayırı düzenlenmeye kadar pek çok kültürel özelliği barındıran Tepeköy’de; mezarlık, taverna, kilise gibi yapıların bulunmasının dışında 625 yaşında olduğu tahmin edilen çınar ağacı da piknik alanı içinde mevcut. Çınaraltı ise mavi ve yeşilin tüm güzelliklerinin görüldüğü bir manzara vadediyor. Merkeze 4 kilometrelik bir uzaklıkta olmakla birlikte yine eski bir Rum köyü olan Kaleköy, Gökçeada otelleri ve pansiyon imkanlarıyla da öne çıkıyor. Çok yakın olmasından dolayı bazı Yunan adaları buradan izlenebilir. Sakızlı muhallebisiyle meşhur olmuş Zeytinli, taş sokaklarıyla egzotik bir atmosfer sunuyor. Gizli Liman ise akvaryum kadar berrak bir denizin sunulduğu plajıyla misafirleri ağırlıyor.
Son derece temiz denize sahip olmasından dolayı su altı yaşamı zengin olan Gökçeada’da dalış yapılmasına uygun çok sayıda koy ve kıyılar yer alıyor. Aynı zamanda hemen hemen her gün esen rüzgâr sayesinde de sörf için en uygun yerlerin başında geliyor. Balıkçılık açısından da oldukça gelişmiş olan Gökçeada’da gezilecek yerler arasında Peynir Kayalıkları bulunuyor. Kayalıkların peynire benzer olmasından dolayı bu ismi alan bölge, Kaşkaval Burnu’nda yer alıyor. Kaleköy Limanı’ndan tekne ile hareket edilmesi sonrasında 15 dakika içinde ulaşılan bölge, Kuzulimanı’na 5 dakika mesafede...