“Herkes ayrılıktan bahsetti, bense vuslattan.”
1207’de Horasan’ın Belh şehrinde başlayan ve Ferîdüddîn-i Attâr gibi dönemin ünlü alimlerinden gördüğü terbiyenin ardından, Bağdat ve Şam’dan geçerek nihayet Anadolu topraklarına ulaşan bir yolculuktu Hz. Mevlana’nın hayatı. 1273 yılında Konya’da gözlerini kapattığında ise yaşamı daha yeni başlıyordu. Çünkü Sevgili’ye kavuşmuş, dünyada geçirdiği bir ömürlük ayrılığı sona ermişti.
mevlana-02-825x600
Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin defnedildiği gün gözyaşlarıyla birlikte def, cenazeyle birlikte düğün vardı. Çünkü kendisi söylemişti:

“Beni kabre indirdikleri zaman sakın “Elveda! Elveda!” deme. Çünkü kabir, öteki âlemin, can topluluğunun perdesidir.
Batmayı, gözden kaybolmayı gördün ya, bir de doğmayı gör. Güneş ve aya batmaktan hiç ziyan gelir mi?
Bu hal sana batmak, kaybolmak gibi görünse de, aslında bu hal doğmaktır, yeniden hayata kavuşmaktır. Mezar insana zindan gibi görünse de orası ruhun kurtulduğu yerdir.
Hangi tohum yere ekildi de bitmedi? Niçin insan tohumu bitmeyecek diye şüpheleniyorsun?”
mevlana muzesi-03-825x600
İşte bu yüzden Hz. Mevlana’nın ölüm yıl dönümü kabul edilen 17 Aralık haftası “düğün gecesi” anlamına gelen Şeb-i Arus törenleriyle kutlanır. Bizim ölüm diye gördüğümüz o gün, aslında hasretin bitip Sevgili’ye kavuşulduğu gündür. Böyle buyurmuştur Mevlana. Ve onun sayısız kalbe ektiği sevgi tohumları yüz yıllardır filizlenip hakikatin tatlı meyvelerini vermektedir.

Şeb-i Arus Töreni

Vuslat yıl dönümüdür Şeb-i Arus. Uluslararası Anma Törenleri ise her sene dünyanın dört bir tarafından bu kutlamanın bir parçası olmak isteyenlerle can bulur. Birçok alime ev sahipliği yapmış bu güzel topraklar, Şeb-i Arus kutlamalarına katılacak olanlara her yıl olduğu gibi, bu sene de 7-14 Aralık tarihleri arasında kapılarını açıyor.

Mevlana Müzesi

Mevleviliğin ana merkez yeri olan ve günümüzde müze olarak ziyaret edilebilen Konya Mevlana Asitanesi, Hz. Mevlana’nın, babasının ve yakınlarının kabirlerini içermenin yanında, Mevleviliğe dair birçok sırrı, döneme ait eşyaları ve yapıları barındırmaktadır.

lets-go-sebi-arus-04-825x600

Şems-i Tebrizi Türbesi

Mevlana’nın uğruna gazeller söylediği, aralarındaki ilahi aşkın muhabbetini günümüze kadar ulaştıran Şems-i Tebrizi; yani Tebriz’in güneşi. Mevlana’nın gönül dostu ve büyük hocasının, yapım tarihi 13. Yüzyıla uzanan türbesinin kapıları da ziyaretçileri için her zaman açık.

lets-go-sebi-arus-05-825x600

Sultanlar Türbesi

Konya Alaeddin Camisi içinde, Sultan Sultan I. Gıyaseddin Keyhüsrev, Sultan I. Alaeddin Keykubat, Sultan IV. Kılıçaslan gibi birçok Selçuklu sultanının mezarları ziyaret edilebiliyor.

lets-go-sebi-arus-06-825x600

Tavus Baba Türbesi

Konya’nın Meram bağlarında bir gizemli türbedir Tavus Baba Türbesi. Burada yatan kişinin kadın mı erkek mi olduğuna dair hala bir fikir birliğine varılamamış ve efsaneler almış başını gitmiş olsa da, herkesin buluştuğu ortak bir nokta vardır. O da burada büyük bir velinin bulunduğudur.

Yorumlar