Kavala

Rotayı Atina’dan başka taraflara çevirmenin zamanı. Küçücük kaldırım kafeleri, antik kalıntıları, muhteşem balık restoranları, daracık sokakların kavuşturduğu görkemli katedralleri ile Yunanistan’ın gizli kalmış incileri…
Selânik

Yunanistan’ın en gözde, en kültürlü ve en pahalı kentlerinden. Gece hayatından alışverişe, yeme içmeden kültürel etkinliklere en az Atina kadar, hatta belki daha da hareketli bir yer. Atina’ya göre avantajı ise çok turistik, kaba saba ve kaotik olmayışı. Kafelerin yan yana sıralandığı deniz kıyısına bakan Beyaz Kule’den, çoğu sanat galerilerine dönüştürülmüş Osmanlı hamamlarına, rengarenk evleriyle öne çıkan Ano Poli’deki görkemli Bizans surlarından daracık sokaklardan geçilerek çıkılan ihtişamlı katedrallerine, Selanik hemen her gezgine tat verecek bir kent.

• 5. yüzyıldan bugüne gelen muhteşem katedral Agios Dimitrios’ta cuma geceleri yapılan ayine katılabilirsiniz. Katedral ve bahçesi, gündüzleri de ziyarete açık. Kilisenin içerisindeki mozaikler 8. yüzyıldan kalma.
• Güzel bir yemek için Mirsini’ye (Tsopela 2; 30-231/022-8300) gidebilirsiniz. Tek kötü tarafı, temmuz ve ağustos aylarında kapalı olması. Otantik ve çok lezzetli Girit yemekleri burada dev porsiyonlarla masaya geliyor.

Kavala

Doğu Makedonya’nın en önemli kentlerinden olan, palmiyelerle süslü Kavala, rengarenk bir liman kenti. Tepede konuşlanmış bir kale, limanı yukarıdan süzüyor. Kanuni Sultan Süleyman’ın yaptırdığı su yolundan Bizans döneminden kalma kale ve surlara, kafelerin yan yana dizildiği sahil şeridine kadar son derece pitoresk bir şehir burası. Pastel renklere boyalı tablo gibi evleriyle Panagia Mahallesi, bir akşam yemeği yahut yemek sonrası yürüyüş için ideal.

• Bugün lüks bir otel olan ve limanı tepeden seyreden İmaret 18 kubbeli harikulade bir yapı. 1817’de Mehmet Ali Paşa tarafından yaptırılan İmaret; şık döşenmiş odaları, orijinal şömineleri, üç avlusu ve geleneksel hamam deneyimiyle çok çekici.
• Yunanistan’ın tatlı hamuru bougatsa’yı deneyebileceğiniz en güzel yerlerden biri, harika bir kahvaltı menüsü olan Limonidis Bougatsa (Dragoumi & Megas Alexandrou sokakları köşesi).

Epir

Kurtlara, boz ayılara ve birbirinden sevimli irili ufaklı kasabalara ev sahipliği yapan Pindos Dağları’nın hakim olduğu Epir bölgesi, Yunanistan’ın kuzeybatı köşesinde kalıyor. Özellikle trekking sevenleri heyecanlandıran yürüyüş rotalarıyla öne çıkan bölgenin başkenti Hanya (Ioannina), küçük bir sayfiyeden kente doğru evrilse de hâlâ sakin ve huzurlu. Müze haline getirilmiş iki cami, bir sinagog ve bir kilisenin bulunduğu eski şehir merkezini çevreleyen surlar ve göl, muhteşem manzaralar sunuyor.

• Bourazani Wild Life Resort, yabani hayvanlar, kelebekler ve orkidelerle dolu geniş bir doğal yaşam parkı.
• Epir’de kaçırılmaması gereken bir diğer doğal güzellik ise Vikos Kanyonu. Kıyısında 44 köyün sıralandığı kanyon, dünyanın en derin geçidi olarak biliniyor. Bölgenin taş mimarisi ise yasalarla koruma altına alınmış.

Mora

Mora, nam-ı diğer Peloponezya, Yunanistan’ın güneyinde muhteşem bir ada. Aslında doğal olarak bir yarımada olan Mora, kanalla ada haline getirilmiş durumda. Burası her şeyden önce zengin bir geçmişe sahip. Olimpia, Epidaurus, Mycenae ve Tirynth gibi arkeolojik alanların çokluğu, Bizans kiliseleri başta olmak üzere tarihi yapılarının zenginliği; dağlar, ormanlar, nehirler, mağaralar, plajlarla dolu doğası, burayı her tipte gezgin için çekici kılıyor. Korinthos, Patras, Saronic, Messinia, Argolida ve Lakonia körfezleri sebebiyle Mora bir ağaç yaprağını andırıyor. Adı da bu yüzden dut ağacı anlamına gelen Morea’dan geliyor.

• İlk Olimpiyatlar’ın düzenlendiği Olimpia arkeolojik alanını ve Olimpia Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz.
• Korinthos’ta hizmet veren Mediterané (Agiou Nikolaou 29; 30-274/107-3232), ambarı anımsatan tasarımıyla modern bir restoran. Küçük tadımlıklardan koca porsiyonlara Akdeniz mutfağından birçok seçenek sunuyor.
• Turistlerden uzak, sakin bir restoran olan Mithos’ta ise (Olimpia; 30 6975959890) lezzetli ızgaralar yiyebilirsiniz. Özellikle pirzolaları başarılı.