Etstur’un yüzen oteli ile tatil deneyimi nasıl oluyormuş diye merak edenler için bütün detayları yerinde deneyimleyip yazdım. Önce en çok sorulan soruyu cevaplayayım: Gemi turu her yaş grubuna hitap ediyor.

Nereden, Nereye, Nasıl?

Etstur Gemisi, Çeşme Limanı’ndan kalkıyor ve tur kapsamına göre Rodos, Mikonos, Santorini adalarına, Pire Limanı‘na ve Siros’a uğruyor. Tur detaylarına Etstur Gemi Turları sayfasından ulaşabilirsiniz.

Gemi uğradığı limanlarda en fazla duraklama süresine sahip*. Bu da zamanınızın çoğunu gemi yerine adalarda geçirebileceksiniz anlamına geliyor…

Etstur Gemisi ile Yunan Adaları

Çeşme’ye eğer çok erken bir saatte gitmediyseniz, büyük ihtimalle limana ulaştığınızda gemi sizi tüm ihtişamıyla hazır halde bekliyor olacak. Fakat benim gibi sabahın köründe Çeşme’de olursanız “ne yaparım, ne ederim” diye hiç vakit kaybetmeyin çünkü limanın karşısındaki küçük kafe dışında her yer kapalı olacak… Doğrudan (şimdi adını hatırlayamadığım) o kafeye giderek taze bir çay ve poğaça bulabilirsiniz.

Etstur Gemisi ile Yunan Adaları Turu’na katılabilmek için Schengen Vizesi sahibi olmak şart değil*. Belli bir ücret karşılığında sadece bu tur özelinde vizesiz dolaşım izni alabiliyorsunuz. Etstur bu işlemi sizin adınıza hallediyor. Ancak tur tarihinde geçerli bir Schengen Vizesi sahibiyseniz yurt dışı çıkış harcı dışında bir ücret ödemenize gerek kalmıyor.

Gemiye biniş saati geldiğinde, kısa bir gümrük işleminden sonra limana girip Etstur’un karşılama bankolarına uğraya uğraya gemiye doğru ilerleyeceksiniz. Görevliler, siz gemiye binmeden önce valizlerinizi teslim alacaklar, odalarınız hazır olduğunda da kapınıza bırakacaklar.

Gemicilik kuralları gereği, gemi hareket etmeden önce yapılması gereken bir tatbikat var. Bu zorunlu aktivite hem çok eğlenceli hem de gemiyi en kısa yoldan tanımanızı sağlıyor. Önce odanıza gidip, üzerinde acil durumda gideceğiniz toplanma alanı bilgisinin bulunduğu can yeleklerinizi giyiyor ve sirenler çaldığında hemen toplanma alanına doğru harekete geçiyorsunuz. Mürettebat size bir yandan yol gösteriyor bir yandan da acil durum prosedürünü anlatıyor. Sonrasında ise alkışlar eşliğinde yerleşmek için odanıza dönüyorsunuz.

lets-go-mikonos
Gemide Konfor

Etstur Gemisi’nde pek çok kabin alternatifi var. Biz geminin dışına bakan camlı kabinlerden tercih ettik. Dilerseniz daha ekonomik bir seçenek olan iç kabinleri veya lüks sınıftaki balkonlu kabinleri de tercih edebilirsiniz.

Gemide yeterince açık alan mevcut. Üst güvertede yeme-içme alanı, yüzme havuzu ve koşu parkuru bulunuyor. Kapalı kısımlarda ise geniş dinlenme alanları, free-shop, etkinlik salonu ve restoranlar var. Gün içinde ve akşamları düzenlenen pek çok etkinlik, sabahları odanıza bırakılan gemi gazetesiyle duyuruluyor. Ayrıca gemi içindeki panolardan da etkinlik yer ve saatlerini takip edebileceksiniz.

Gemi seyahatimiz sonrası çok sık karşılaştığım bir diğer soru da “Çok sallanıyor mu?” oldu.

Hayır, çok sallanmıyor. Hatta suların sakin olduğu zamanlarda neredeyse denizde olduğunuzu bile hissetmiyorsunuz. Bu, geminin büyüklüğü ve sarsıntı önleyen sistemlerle donatılmış olmasıyla sağlanıyor.

Bizim katıldığımız üç günlük tur, sırasıyla Mikonos, Santorini ve Rodos adalarına gitti. Varış ve kalkış saatleri o kadar iyi ayarlanmıştı ki, çok kısa bir tur olmasına rağmen Mikonos’un gecesini, Santorini’nin gündüzünü ve gün batımını, Rodos’un ise bir gününü yaşama şansı bulduk.

Mikonos’ta Neler Yapılır?

Gemimiz Mikonos’a saat 20:00’de vardı. Limandan Mikonos’un kalbine kısa bir yol var. Ancak bu yolda kaldırım yok. Gece gittiğimiz için taksi ve toplu taşıma aracı bulmak da zor. Zaten adada sadece 30 kadar taksi bulunuyor. Bu yüzden Etstur liman ve merkez arasında ring sefer yapan araçlar ayarlamış. Ufak bir ücret karşılığında bu otobüsleri gemiye son biniş saatine kadar kullanabiliyorsunuz.

Gezeceğiniz çoğu Yunan Adası gibi Mikonos’un da dokusu size çok tanıdık gelecek. Yerleşim ve doğa olarak bizim Ege’nin sahil kasabalarına çok benziyorlar.

Akşam yemeğimizi gemide yedikten sonra kendimizi Mikonos sokaklarına attık. Ara sokaklardaki küçük butikler ve deri aksesuar üretip satan atölyeler en çok vakit harcadığımız yerler oldu. Dükkân sahipleri, ürünleri özgün olduğu için başka yerde bulamayacağınızı biliyor ve pazarlığa pek yanaşmıyorlar. Aldığımız deri bileklik ve birkaç diğer aksesuar için şansımızı denesek de başarılı olamadık, etiket fiyatlarından aldık.

Dolanma ve alışveriş faslı bittikten sonra Küçük Venedik’te bulduğumuz küçük bir mekâna oturduk. Küçük Venedik, bir tarafı deniz diğer tarafı da kafelerden oluşan bir sokak. Sokağın kafelerle dolu yamacı, boydan boya oturma yerleriyle döşenmiş. Önlerine serpiştirilmiş küçük masalar ve birer ikişer sandalyelerle sıkışık görünmesine rağmen havadar ve rahat bir yer. Oturduğunuz yerden limanı da görüyorsunuz. Bir yandan Mikonos limanına giriş-çıkış yapan yolcu gemilerini izleyip bir yandan da arkadaşlarınızla sohbet ederek güzel vakit geçirebilirsiniz.

Mikonos aynı zamanda plaj partileriyle meşhur. Ancak partiler gece saat 2:00 civarında başlıyor. Bizim seçtiğimiz kısa turda partilere uğramaya zaman kalmıyor, zaten bunu bilerek gelmiştik. O yüzden makul bir saatte gemimize geri döndük. Dönerken de yolda waffle ve dondurma yemeyi ihmal etmedik tabii…

Santorini’de Gezilecek Yerler

Ertesi sabah gözümüzü açtığımızda Santorini’deydik. Aslında Santorini bir ada değil, volkanik adalar grubu. Tek parça halindeki adanın ortası büyük bir volkan patlaması sonucunda çökmüş ve ortaya bu muazzam doğal yapı çıkmış.

Gemiler çoğunlukla boyutları sebebiyle Santorini’deki bir limana yanaşamıyorlar. O yüzden biz teknelerle ayrıldıktan sonra gemimiz denizde süzülerek bizi bekliyor.

Santorini, her birinin arası yaklaşık yarım saat süren 11 köyden oluşuyor. Bu yüzden adayı gezmek için tur programlarına katılmanız veya araç kiralamanız mantıklı olacaktır.

Tekneyle limana yanaştığımızda yaklaşık 300 metrelik dik bir yamaç tam karşımızdaydı. Bu yamacı çıkmanın tek yolu bir araca binmek. Limandan yukarı çıkan servisler de mevcut. Biz Etstur’un düzenlediği plaj turuna katıldığımız için Etstur otobüsleriyle yukarıya ulaştık.

Tur bizi önce Santorini’nin en bilinen fotoğraflarına rastladığımız köyü Oia’ya götürdü. Burada bembeyaz taşlarla kaplı sokaklarda mavi kubbeli ev ve kiliselerin arasından geçerek yürüdük, alışveriş yaptık ve yamaçtaki bir kafeye oturup muhteşem manzarayı seyrettik.

lets-go-santorini-1
Oia’dan sonra, dünyada pek örneği bulunmayan, siyah kumlu plajı ile meşhur Perivolos’a gittik. Plajdaki şemsiye ve şezlonglar çevredeki otellere ait. Yiyecek içecek servisini de yine bu oteller sağlıyor. Fiyatlar oldukça uygun. Eğer kendime “Yüzdüğüm En İyi Plajlar” listesi yapsam, burası kesinlikle ilk üçün içinde yer alır. Bu plaja kesinlikle bir daha geleceğim…

Akşam olduğunda ise plajdan ayrılıp Santorini’deki son durağımız olan Fira köyüne doğru yola çıktık. Eğer Santorini’den hatıra bir şeyler almak istiyorsanız Oia ve Fira, bu tarz ürünleri en çok bulabileceğiniz yerler. Fira’nın dar ve yokuşlu ara sokaklarından geçtikten sonra, yamaç üzerine kurulu, gemimizi de gören bir restoranda yemek yemeye karar verdik.

Adalardaki restoranlarda servis genellikle çok yavaş. Yemeğin ve manzaranın keyfini doya doya çıkarabilirsiniz. Ama eğer kısıtlı zamanınız varsa bizim gibi yemeğinizin son kısmını yiyemeden kalkmak zorunda kalabilirsiniz. O yüzden söylediğiniz şeyin pişme süresini garsona sormanızı tavsiye ederim. Adanın bu kısmında fiyatlar pek makul diyemem. Perivolos’ta iki kişi öğle yemeğimizi 20 euro’ya yemiştik. Burada ise benzer bir menüye 60 euro ödedik…

lets-go-santorini-2

Yemekten sonra bizi denizde süzülerek bekleyen gemimize ulaşabilmek için aşağıdaki limana inmemiz gerekiyordu. Limandan ufak teknelerle gemiye ulaşabiliyorsunuz. Fira’dan limana iniş için iki yol var. Bir tanesi merdivenler diğeri de teleferik. Merdivenler üzerinde iniş-çıkışı dilerseniz eşek sırtında da yapabiliyorsunuz. Eşekle yapılan bu taşımacılık sebebiyle merdivenler pek temiz değil ve oldukça da kaygan. O yüzden en güzeli teleferikle inmek. Yalnız onun da bir son saati var. Mutlaka önceden öğrenin yoksa yüzlerce metre aşağıya merdivenlerle inmek zorunda kalabilirsiniz.

Rodos’ta Bir Gün

Gezdiğimiz üç ada içerisinde her şeyiyle en çok beğendiğim Rodos oldu. Tarih, deniz, kum, güneş, eğlence, lezzetli yemekler… Hepsi bir arada!

Gemimiz sabah Rodos Limanı’na yanaştıktan sonra hemen adayı gezmeye başladık. Aslında ekstra turlarla da gezilip görülmesi gereken pek çok yeri var ama biz günümüzü kale duvarları içerisinde kalan tarihi bölgede geçirmeye karar verdik. Limandan kale içine, yürüyerek beş dakikada ulaşabilirsiniz. Yürüyeceğiniz yol üzerindeki ufak acentelerden araba, motosiklet ve ATV kiralayabilirsiniz. Yine bu yol üzerinde ada turu yapabileceğiniz otobüs seferleri de var. Ama maalesef bu otobüslerde Türkçe rehberlik hizmeti bulunmuyor. O yüzden Rodos’u bir rehberle gezmek istiyorsanız gemide duyurulan ekstra turlara mutlaka göz atın derim…

Kale içerisinde gezerken yapının korunmasına ve temiz tutulmasına hayran kaldım. Sokakların zemin kaplaması ise çok dikkatimi çekti. Bu tekniğin mutlaka bir adı ve uygulanmasının da bir sebebi vardır ama ben bilmiyorum… Tek bildiğim tam deli işi olması! Bütün sokaklar sık aralıklarla dikine dizilmiş yassı küçük çakıl taşlarıyla kaplanmış.

Şövalyeler Caddesi’ne girdiğinizde sanki bir yerden bir atlı asker çıkacak ve sokakta nalların sesleri çınlayacak gibi bir hisse kapılıyorsunuz. Hafif meyilli olan bu cadde üzerindeki binalarda şövalyeler konaklıyor ve zaman geçiriyorlarmış. Hangi binanın hangi ülke şövalyelerine ait olduğunu ise kapılarındaki armalardan ayırt edebiliyorsunuz. 14’üncü yüzyılda yoğun olarak kullanılan bu yapılar, günümüzde müze olarak hizmet veriyor.

lets-go-rodos-2
Eğer sokak fotoğrafları çekmek istiyorsanız, bu cadde boyunca sağlı sollu sıralanmış daracık sokaklarda hem güzel kareler yakalayabilir hem de Orta Çağ’da yaşam hakkında fikir sahibi olabilirsiniz.

Mola vermek istediğinizde yine bu bölgede zaman geçirebileceğiniz çok güzel kafeler var. Biz oturduğumuz yerden meydana hakim olabileceğimiz bir tanesini seçtik. Mekânın işletmecisi bizi “Gardaşlarım hoşgeldiniz “ diye karşıladı. Sonrasında da gittiğimiz çoğu yerde bizi Türkçe konuşarak karşıladılar.

Bu tarz kafelerde genellikle frappe içip uzun uzun oturuluyor. Biz de ortama uyum sağladık ve saatlerce geleni geçeni izleyip bir yandan da muhabbet ettik. Frappe köpüklü soğuk kahve. Kahve köpürtülüp sonrasında buz ve arzu edilirse süt ve şeker ekleniyor. Eğer beğenirseniz Yunanistan’da çoğu yerde frappe kahvesi ve köpürtücü aletler bulmanız mümkün.

Adayı gezerken bizden kalma çok kıymetli yapılara da rastlayacaksınız. Kanuni Sultan Süleyman Camii, İbrahim Paşa Camii, Fethi Paşa Kütüphanesi, Sultan Mustafa Paşa Camii ve Mustafa Paşa Hamamı bunlardan başlıcaları. 1540 senesinde açılan İbrahim Paşa Camii ibadete açık durumda. 1700’lü yılların sonunda yapılan Sultan Mustafa Paşa Camii’nin ise kubbeleri ve minareleri yıkık halde. Günümüzde adada yaşayan Türkler için nikah salonu olarak kullanılıyor.

Hazır önemli yapıtlardan bahsetmişken, Büyük Üstatlar Sarayı, Arkeoloji Müzesi ve Hipokrat Meydanı da yine Eski Rodos bölgesinde görmeniz gereken önemli yerler.

Gezeceğimiz yerler bittikten sonra kendimize yemek yiyecek güzel bir lokanta aramaya koyulduk. Kale içinde ama konuklarından anladığımız kadarıyla yerli halka hitap eden bir meyhanede öğle yemeğimizi yedik. Yunanistan tatilimizin çoğu kısmı gibi burada da kendimizi deniz ürünlerine verdik…

Deniz mahsüllü makarna, ahtapot salatası, kalamar… Hepsi harikaydı. Bu arada menüde rastladığımız, ismi tanıdık gelen yemeklerden de sipariş etmeyi atlamadık. Caciki (Tzatziki) bizim mutfağımızdaki cacığın süzme yoğurt ile yapılanı. Moussaka ise yine isminden anlaşıldığı üzere musakka. Tek fark servis şekli. Bizdeki gibi yemeğin içindekiler karışık değil, kat kat dizilerek servis ediliyor.

Yemekten sonra biraz daha Rodos’un ara sokaklarını gezip yine yürüyerek gemimize giderek dönüş için yola çıktık.

Çeşme Limanı’na doğru hareket ederken, gemi tahliyesinde sorun yaşanmaması için, valizlerinizi akşamdan kapınızın önüne bırakmanız rica edilecek. Bu sayede gemide çıkış işlemlerinizi rahat rahat tamamlayıp sonrasında valizinizi alıp limandan ayrılabileceksiniz.

Etstur Gemisi ile Tatil Tüyoları

– Eğer Çeşme’ye özel aracınızla gidecekseniz, aracınızı limanın hemen yanındaki otoparka bırakabilirsiniz. Etstur misafirlerine özel indirim uyguluyor.

– İzmir’e kadar uçakla gidecek olanlar Etstur’un Havalimanı – Çeşme transfer hizmetinden faydalanabilirler. Gemi turu rezervasyonu esnasında transfer hizmetini satın alabilirsiniz.

– Geminin kapalı alanları ve seyir esnasında açık alanları serin olabilir. Tura yazın ortasında bile gitseniz valizinize hırka tarzı bir giysi almayı ihmal etmeyin.

– Bu destinasyonda üç noktada free-shop bulunuyor. Gemide, Çeşme Limanı’nda ve Rodos Limanı’nda.

Rodos Limanı

ETS Gemisi ile Vizesiz Yunan Adaları Turları’na katılmak için tıklayın!

Mert Doğru

*Yazılıp yayınlandığı tarihten sonra olabilecek değişiklikler konusunda Etstur Çağrı Merkezi ve acentelerinden destek alabilirsiniz.

Yorumlar